Ali Ece
On yıl Real Madrid’de oynayan Pepe için kariyer ve kalite olarak Marcelo’nun da üstünde bir stoper diyen usta yazar Ali Ece, Beşiktaş'ın gündemindeki en önemli yıldızlardan biri olan Portekizli hakkında bilinmeyenleri anlattı...
Benzer yarışı ayaklarında topla yapsak sadece Pedro Franco top tekniği açısından biraz üstün gelebilir lakin o sprint yarışlarından geriye hali kalırsa? Pepe ile Vida arasında karşılaştırma yaparsak: Kiev’le sözleşmesinin son yılına giren Vida’ya 10 milyon vermektense bonservisi elinde olan Pepe’yi bu sezon alıp seneye Vida’yı bedavaya transfer etmek daha akıllıca değil mi? O zaman Pepe’yi ne mi yaparsın, yazının sonunda okursunuz!
Beşiktaş kadrosundan çıkıp rakiplerle karşılaştırmaya gidelim: Türkiye’de Eto’o o yaşta gol olup yağıyorsa, Pepe de bu yaşta doktora seviyesinde stoperlik dersi verebilecek kalibrededir.
FAUL ORTALAMASI 1’İN ALTINDA
Peki, Pepe Türkiye’de çok kırmızı kart görür mü? Maalesef bizde hiç maç izlemeden meslektaşımız olanlar olduğu için okuyucuya, izleyiciye gram tepki gösterme hakkım yok! Ben yine de bilgiyi paylaşayım isteyen kullansın: Pepe, kulüpler seviyesindeki maçlarda en son 2011 Aralık’ta kırmızı gördü. 2012’den itibaren 5 yılda kulüpler arası 174 maçta gördüğü kırmızı kart sayısı ise 0.
Bir de bu Pepe gelirse Hollanda Ligi değil Türkiye Ligi’nde oynayacak: Avrupa’da sektöre harcadığı paraya göre ortalama en fazla faul yapılan ligde. Pepe’nin ise Real Madrid kariyerinde ligde maç başına faul ortalaması 1’in altında, Opta’ya göre 229 maçta 209 faul yapmış.
MOURINHO ORTA SAHADA OYNATTI
Pepe, Marcelo ile yan yana olur mu? Yıllarca Ramos sağ stoper Pepe daha çok sol stoperde oynamadı mı? Ayrıca Pepe bazen Mourinho tarafından orta sahanın ortasında bile oynatıldı. Yani Real Madrid’de orta sahada şans bulan bir oyuncunun top tekniğinin Tosiç’in gerisinde olmasına imkan var mı?
MOURINHO ORTA SAHADA OYNATTI
Geçen sezon Zidane, Pepe’yi çok tercih etmedi. Dünyanın en iyi genç stoperlerinden Varane’a hak ettiği formayı verdi. Zaten Pepe, Euro 2016 sonrasında sakatlık geçirmişti. Sakatlığı ne durumda mı, geçen gün Konfederasyonlar Kupası’nda yanında yine Bruno Alves ile gayet iyi oynuyordu. Pepe, Euro 2016’da Portekiz’in en yeteneklisi değil ama en iyisiydi. Hiç boşuna “Ufak at da Ali Ece...” diye çemkirmeyin, ben değil Ronaldo böyle söyledi!
BEDAVAYA AL, DÜNYALARA SAT
Zago da Beşiktaş’a neredeyse aynı yaşta gelmişti şimdi bir de Çin pazarı var. Eğer Beşiktaş Pepe’yi bonservisi elinde alırsa seneye FFP bitince Çin’e hem de akla hayale gelmeyecek bir bonservis bedeline satılabilecek bir oyuncu Pepe.
Kaynak : Hürriyet
BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ
SON DAKİKA BEŞİKTAŞ TRANSFER HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ
Bazı cahil masalcıların “Beşiktaş taraftarı kendi semtine sıkışmıştır” yalanı vardır. “Sıkma Portakal” ödülü olsa her sene onlara verilir! Maça sadece Doğu Anadolu’dan gelen Beşiktaşlıların bir kısmı stadın etrafında adeta başka bir stat kurmuştu: Üst üste 2. şampiyonluk stadı!
KONUŞTUKÇA
Beşiktaş’ta sabit olan ve şampiyonlukta kilit bir faktör var. Biliç görevdeyken “Tam da Güneş’lik takım” diye yazarken anlatmaya çalıştığım: Beşiktaş’ta seviyesi 10 üzerinden 6, 7 olan bir sürü oyuncu vardı. Güneş tedrisatı onları lig standardında 8’lik 9’luk oyunculara dönüştürdü. Ligin ilk maçında Beşiktaş 4-0 öne geçtiğinde Güneş, gol sevincinden istifade edip oyuncularını çağırıp direktifler vermişti. Meslektaşım “4-0 zaten” dediğinde “Güneş farkı burada ama” demiştim. Dün skor 2-0 olunca Güneş, Talisca’y çağırdı ve sonra şovunu izlediniz. Tosiç’ten daha iyi bir stoperle seneye de şampiyonluğun en güçlü adayı.
Kaynak : Hürriyet / Ali Ece
BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ
Hürriyet Gazetesi usta yazarı Ali Ece, Beşiktaş'ın son dönemde peşinden koştuğu ve mutlu sona yaklaştığı Mangala transferi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Önder Özen’ce konuşursak: Mangala hamleli mi? Hamleli üstelik de erken müdahaleci. Guardiola’nın kafasındaki elit ‘çok önde oyun’ için sakar mı? Evet, biraz sakar, o yüzden 2016-17 sezonunu Valencia’da kiralık geçirdi. Peki, Türkiye Süper Ligi stoper kalite ortalamasına göre sakar mı? Hayır, gerektiğinde Türkiye’de defansif orta saha bile oynar!
TETİKÇİ DEĞİL SÜREKLİ TETİKTE STOPER
Mangala’da Türkiye’de bir stoperin başarılı olması için olmazsa olmaz baş özellik olan pozisyonu erken süzmeye bağlı sindiricilik özelliği en üst düzey seviyede var: Porto’dayken Türk futbol severlerin çok sevdiği deyimle rakip forvetleri adeta yediği sahneler herkesin malumu. Barcelona maçında gördüğü kırmızıya aldanmayın: Mangala tetikçi değil, daha çok sürekli tetikte olan bir tarzı var. Topu oyuna iyi sokar mı sokar, en azından ‘birisi gibi’ iftira atar gibi pas atmaz! Kısacası Mangala’nın vasati performansı Tosic’in en iyi performansının kalite olarak üstünde.
Mangala’nın en iyi hali ise 2014’te Manchester City’nin onu Porto’dan almak için ödediği rakamın en azından yarısı eder: 30.5 milyon bölü iki yani yuvarlak olarak 15 milyon. Galatasaray’da kiralıkken beğenilen, Celtic’te Van Dijk’le döktüren Denayer, Mangala’ya sebep kadroda kendine yer bulamayıp kiralık gitmişti. Mangala’nın Türkiye futbolu yetenek ortalamasına oranı potansiyel olarak Denayer’in üstü.
O DA ‘MADE IN PORTO’
YOLU Porto’da geçip Türkiye’de fark yaratanlar da herkesin malumu: Jardel, Quaresma, Varela, Castro, Bosingwa, Meireles, Josue, Bruno Alves, Belluschi, Aboubakar... O yüzden Mangala’nın İngiltere Premier Lig ya da Manchester City formasıyla Devler Ligi’nde bekleneni verememesi bizim Türkiye ligi ya da takımlarımızın Avrupa karnesi için belirleyici değil.
Transfer önündeki engellerden en önemlisi Valencia. Mangala daha Standart Liege’de oynarken Fransız stoperi isteyen İspanyol ekibi o dönemde Porto’nun ödediği 6.75 milyon Euro’yu ödemek istememişti.
City ise, Mangala’yı Valencia’ya 20 milyonluk satın alma opsiyonuyla kiraladı. Şu anda bu opsiyon bedelini düşürmeye çalışıyorlar.
ALTERNATİFİ SAKHO
Mangala olursa Beşiktaş savunmasına seviye atlatır. Olmazsa alternatifi bir başka Fransız sol stoper Sakho olabilir. Klopp’u saha dışında delirmeseydi, Liverpool’un değişmezi olmaya devam edecekti. Sakho kiralık gittiği C.Palace’da toparlandı.
Kaynak : Hürriyet
BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ
Erman Toroğlu'nun ortaya attığı Şenol Güneş ile yönetim arasında sorun var, Şenol Güneş sezon sonu gidecek uydurmasına Ali Ece ve Önder Özen böyle cevap verdi.
Ali Ece : "Erman Toroğlu dedi ki, Fikret Orman Şenol Güneş'ten hoşlanmıyor! Öyle bir şey kesinlikle yok. Fikret Orman ile gazeteci olarak falan değil normal zamanlarda da konuşan biriyim. Bir kere, Feda sezonu ile başlayıp, iki sezon üstüste şampiyon oluyorsun. İmkan var mı buna? İmkan var mı hoşlanmamana. Ayrıca Fikret Orman hocayı gayet seviyor. Sevmese bile bütün tribünler onun aleyhine döner."
"Gordon Milne'den bu zamana ilk kez bir hoca Beşiktaş'ı iki kez üstüste şampiyon yapmaya bu kadar yakın... Evet bir takım sıkıntılar var ama her şey de olduğu kadar. Her tür kulüpte olduğu kadar. Ve bu birinin Şenol Güneş ile kişisel çatışması falanda değil. Fikir çatışmaları var. Mesela benim de Şenol Hoca'ya yaptığım eleştiriler var. Bu takımda stoperi isim vererek Şenol Güneş alsın. Hoca ben isim vermem diyor. Tamam çok dikkatli, çok güzel de, saygı da duyuyorum ama tamam artık. Hoca bir kez Marcelo'nun ismini zikretti ve alınan bütün stoperleden en iyisi o oldu. Bir tane daha zikret ve öbür tarafta bitsin.
"Ben duydum demiş Erman Toroğlu, kimden duydun? Bir kere Ahmet Nur Çebi, Şenol Güneş ve Fikret Orman içi de Karadenizli. O masada dördüncü olsan gülmekten duramazsın. Cem Yılmaz şovun Karadeniz versiyonu olur"
Önder Özen : "Gerekçe hoşlanmıyorum falan denmiş ama, sene 2017'nin Mayısı artık. Hakikaten Beşiktaş, Feda'dan, statsızlıktan, üstüste 2 sene şampiyonluğa gelmiş. Şu dakika itibarı ile Fikret Orman'ın hoşlanmayacağı tek şey ikinciliktir. Kişiler, isimler, çalışanlar vs değildir. Hoşlanmayacağı tek şey ikinciliktir. Kolay değil o öyle. Olur mu? Kulüpler takım kurup profesyonelllere emanet ediyorar. başarılı olmuş profesyonellerden hoşlanmamak diye bir şey yoktur"
Siyahlabeyaz
BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ
Usta yazar, Beşiktaşlı taraftarların sevgilisi Ali Ece, Kasımpaşa maçı sonrası kendine has uslubü ile maçın değerlendirmesini yaparken Kaptan Oğuzhan içinde övgü dolu sözlerle bahsetti
FARK YARATIYOR
Oğuzhan’a hep “Büyük maçlarda diğer maçlar kadar ağırlığını koyamıyor” eleştirisi yapılır. Bu eleştirilere %51 katılmıyorum. Türkiye’de ortalama 3 takım şampiyonluğa oynuyor, onlarla toplam 4 maç yapıyorsun kalan 30 maçta Oğuzhan’ın kalitesi ise şampiyonluk yarışında fark yaratıyor.
F.Bahçe bu sezon hiç derbi kaybetmedi ancak şampiyonluk yarışında erken havlu attı. Hâlbuki ortada bir Oğuzhan’ı olsaydı, farklı olabilirdi. İlk yarıda hem topla maestroluk yapan hem de takımının en çok mesafe kat eden oyuncusu olan Oğuzhan, Türkiye çapında öyle büyük bir oyuncu.
Beşiktaş’ın ilk yarıyı önde kapamasını sağlayan penaltı golü de Oğuzhan liderliğindeki bilinçli baskı sonucu geldi. Oğuzhan pasörlüğünün zirvelerinde dolaşırken Quaresma da dripling ve ortalarından bir “En İyiler” derlemesi izlettirdi.
ABOUABAKAR ZİRVEYE
Gomez’in Wolfsburg’la küme düşmeme mücadelesi verdiği gün Aboubakar’ın Beşiktaş’ın şampiyonluk yarışında verdiği harika katkı manidar: İyi bir takımın yoksa ne kadar iyi olursan ol boş! Aboubakar’ın asistindeki oyun zekâsı bir yana, oyundan atılmadan muhteşem mücadele sergilemeyi öğrenmesi diğer yana. Hücum bölgesindeki çarpıcı %75’lik isabetli pas oranı ise Şenol Güneş’in hocalık maharetinin turnusol kâğıdı.
Kaynak : Hürriyet
BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ
Beşiktaş taraftarlarının çok sevdiği usta kalem Hürriyet gazetesi yazarı Ali Ece, dün akşam oynanan ve Beşiktaş'ın 2-0 kazandığı karşılaşmanın ardından köşe yazısından çarpıcı değerlendirmeler...
Tam aksine gömülü Bursa derin savunmasına karşı öne doğru hızlı oynayıp rakibin dengesini bozmak gerekiyordu. Bilakis ilk gerçek Beşiktaş tehlikesi de hızlı bir derin top sonrası geldi. O pozisyonda Sivok son adam mıydı, tekrar izlemem gerek. 18’de Quaresma istem dışı mı yoksa hatalı müdahale mi yaptı? Uzun lafın kısası bir an önce video hakem uygulamasına geçmek gerekoğlu gerek!
İLK 45’TEKİ HATALI TERCİHLER
Beşiktaş’ın ilk yarıda daha akılcı yerleşmeli, tempoyu yükselterek hücumda alanı genişletmeliydi: Bu kadar derin alan savunmasına karşı Talisca’nın ekstra şutları yokken Oğuzhan’ın klasik 10 numara gibi değil de ‘klasik Oğuzhan’ gibi Atiba’ya yakın oynaması lazımdı. Zaten ilk yarıda Beşiktaş’ın en fazla hücum sürekliliği yakaladığı ve etkili olduğu dakikalar Oğuzhan’ın 10 numaradan çok sağ iç oynadığı bölümler oldu. Merkezdeki Oğuzhan’ın top alma pozisyonunun yanı sıra iki sol bekle oynanan rakibe karşı sürekli sağdan oynamak da faydasız bir inattı.
TEMPO VE ÇİFT SANTRFOR
2. yarıya Beşiktaş daha etkili başlasa da 60’ta Fabri kendisini taraftara sevdirdiği cinsten kritik kurtarışlarından birisini yaptı. Tabii ki tüm siyah-beyaz bilinçaltları ‘Geçen hafta da bu sevdiğimiz Fabri gibi olsaydın ya’ demeden yapamadı. Sonrasında mevkidaşı Harun kalesinde devleşti.
Beşiktaş 62’de 4-4-2’ye döndü. Cenk ilk pozisyona girişinde golü atarken diğer santrfor Aboubakar 10 numara asist yaptı! Asistin asisti yine Tolgay imzalıydı. Aboubakar’ın son saniyedeki golü de klastı. Bir maçta daha oyunun temposu yükseldikçe Beşiktaş’ın oyun kalitesi yükseldi! Kalan haftalarda 3’te 3 yapmak için bir numaralı olmazsa olmaz bu yüksek oyun temposu.
Kaynak : Hürriyet
Dün akşam oynanan tarihi derbinin arından Tivibu Spor ekranlarında Ali Ece ve Uğur Boral ile yorumlarda bulunan Önder Özen, her iki takım ile ilgili de çarpıcı değerlendirmeler yaptı.
Fenerbahçe'nin aynı ilk maçtakine benzer şekilde Beşiktaş'ın 3 orta sahası, Tolgay, Oğuzhan ve Talisca'ya baskı yaparak başladığını gördük.Şaşırtıcı demeyelim ama Beşiktaş'ın hem doğru 11 ile çıktığını hemde Fenerbahçe'nin bu adam adamasına çok doğru bir reaksiyon verdiğini gördük. İlk maçta bunu yapamamışlardı. Başakşehir maçında planı olan ekibin planını bozacak bir uygulama görememiştik. Ancak bugün topu çizgiye getirdiğinde veya kısa çıkmadığında veya uzun gittiğinde veya direk kenara oynadığında etkili olduğunu gördük. Kontrollü bir Beşiktaş seyrettik. Seyircininde katkısı ile yüksek tempoya çıkan atmosferi yüksek bir ilk devre izledik. Özellikle Adriano, Babel ve Tolgay'ın oldukça faydalı oldukları bir 45 dakika idi. Devrenin sonlarına doğru Beşiktaş çok mantıklı çıktı. Tolgay şahane bir pas attı sağ kenara. Quaresma içeri girerken güzel bir orta attı. Aboubakar ise zorda olsa boş kaleye golü attı. 1-0 içeri girdi. Skor olarak, moral olarak he anlamda avantajlı olarak içeri girdi Beşiktaş ve ikinci yarıya döndü.
Quaresma'nın fantastik oynama sevdası...
Beklenen ve açıkçası benimde beklediğim bütün şartlar lehine gelişmiş olan Beşiktaş'ın kapatacağı, farkı arttıracağı ve çok rahat bir galibiyet alacağıydı. Fenerbahçe'nin sadece 2 tane pozisyonu vardı Ama fantastik oynama sevdası olan Quaresma'nın çok sayıda pozisyon harcadığını söyleyebiliriz başlamadan biten, bir türlü ayağından çıkaramadığı ya da doğru karar veremediği. Üstüste verdiği 4 yanlış karar ile Beşiktaş'ın kaleye gitmesini engellediği bir bölüm seyrettik.
4'lü komisyon kurulsa Fener'in ne oynadığını anlayamazsınız
Fenerbahçe kaleye gitmeden ve ihtiyacı da varken maçın sonlarında 88. dakika da Skrtel 90+2'de Joseph kırmızı kartla atıldı. Fenerbahçe 9 kişi ve 1-0 geride. Saha karman çorman, -Rıdvan Dilmen, Fatih Terim, Uğur Boral, Ali Ece dördü bir araştırma komisyonu kursa biz Fenerbahçe hangi formasyonda oynuyor işin içinden çıkamaz- Bu 1.5 dakikada neden Beşiktaş, gidip yakın durmaz, neden uzaklaşır ve derin savunmaya geçer anlamak mümkün değil. Beşiktaş'ın zaten yıllardır sorunu bu...
Marcelo değil Fabri attı kendi kalesine
Ne yazıyor tabela da... Marcelo kendi kalesine attı değil mi? Marcelo kendi kalesine doğru koştu. Fabri onu gördü mü? Görüyor. Peki Marcelo geri geri koşarken Fabri'yi görüyor mu? Hayır. Oradan Marcelo kendi kalesine attı ibaresini silmek lazım. Çünkü Fabri kendi kalesine attı. Fabri, Marcelo dahil o an 19 oyuncunun tamamını görebiliyor. Artık orada Fabri gitmeyecek. Oraya giderse Marcelo'yu da dövecek ve topu alacak. Bu yüzden ben oradan Marcelo kendi kalesine attı ibaresini siliyorum.
Beşiktaş'ın savunamayan takıma 2. golü atamaması arıza
"Fenerbahçe kaleye gitmeden gol atıyor. Beşiktaş pozisyon vermeden gol yemeyi başarabiliyor. Bu maçın adı Beşiktaş (son şampiyon), Fenerbahçe (bir büyük şampiyon). İki büyük şampiyon birbiri ile oynuyor. Bir derbi seyrediyoruz. Ama Fener kaleye gitmeden 1-1 ve 9 kişi. Burada 9 kişi kalmak arıza... Kaleye gitmemek arıza... Savunamamak arıza... Beşiktaş'ın savunamayan takıma 2. golü atamaması arıza... O takımdan gol yemek o apayrı bir arıza... Nereden bakarsanız bakın tuhaf bir derbi maçı seyrettik. Fenerbahçe 1 puan aldı sevinecektir muhakkak. Ama şu atmosfer ve şu hikayede Beşiktaş için 1 puan üzücü olmalıdır."
Siyahlabeyaz
Usta Beşiktaş yazarı Ali Ece, zorlu Başakşehir maçında alınan 3-1'lik yenilginin ardından gazetesinin bugünkü köşe yazısında maçla ilgili şu yorumları yaptı.
Hâlbuki Beşiktaşlı oyuncular sadece birkaç gün önce Başakşehir’in Fenerbahçe’yle oynadığı kupa maçını izlemiş olsalar, rakibin benzer bir tam saha presle başlayacağını tahmin edip ona göre hazırlanırlardı. Ancak birçoğu maça uzun süredir hiç futbol izlememiş, oynamamış gibi başladılar. İlk golde Cengiz kademeli kontrol edilmeli, bu kadar gözden kaçırılmamalıydı. Aslında sezon başında fellik fellik kenar forvet ararken Altınordu harikası bu genç, bonservisi 700 bin Euro’yken kaçırılmamalıydı. 2. golde Visca ofsayttı lakin U15 savunmacısı dahi hakem bayrağı kaldırsa bile koşmaya devam edilmesi gerektiğini bilir!
İlk yarıdaki kadar kötü bir Marcelo daha önce hiç izlemedik, ayağında pranga varmış kadar yavaştı. Tosic’in kademe hataları bir yana, pas hataları diğer yana. Bazı maçlarda Beşiktaş forması giymesi en büyük hata! 3. golü ise Fabri’ye sormak lazım!
Abdullah Avcı'ya tebrikler
Şenol hoca takımı bu maça alışılmış yüksek teknik adamlık kalitesinde hazırlayamamış. Abdullah Avcı’ya ise tebrikler: Bu sezon sadece Türkiye’de değil Avrupa’da gücünü herkese kabul ettiren Beşiktaş’ı yenmek çarpıcı bir başarı. İlk yarıda yaptırdığı hücum pres ve neredeyse 15 metrelik takım boyu teknik adamlık hüneridir.
Beşiktaşlı oyuncular ise kalan haftalarda şunu unutmamalı: 7 puan farktan şampiyonluk verirsen, Napoli’yi yendiğin muhteşem gece dahil olmak üzere bu maç öncesine kadar harika gözüken sezon külliyen çöpe gider. Napoli’yi yenen harika takım değil 7 puandan şampiyonluk veren şaşkınlar olarak hatırlanırsın!
Kaynak : Hürriyet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Haftanın En Çok Okunan Haberleri
-
Beşiktaş Yönetimi, yapılan açıklamalar ve menajerinin İstanbul'a davetinin ardından yaşanan Talisca krizini tüm takımın alacağı olan ...
-
Alaves, transferin son dönemdeki gözdesi Cenk Tosun için 7 milyon euro + bir sonraki satıştan %25 pay teklif etti. Arsenal ve Valencia da...
-
Transfer sezonunun resmi olarak başlamasıyla yerli ve yabancı oyuncular konusunda girişimlerini hızlandıran Beşiktaş’ta bir transfer daha...
-
Eski FIFA hakemi ve tv yorumcusu Ahmet Çakar son dönemin popüler sosyal medya ağlarından biri olan Vole hesabından yaptığı paylaşımla si...
-
Transfer olurken ödenen çok yüksek bedel karşılığında siyah beyazlı forma altında gösterdiği performans hep sorgulanan Hırvat oyuncu Mate...

Son Yorumlar