Menu

Futbol

Basketbol

Vodafone Arena

Taraftar Köşesi

Voleybol

Hentbol

Beşiktaş ile Kasımpaşa arasında oynanacak şampiyonluğu büyük ölçüde belli edecek maç kadrosuna Atiba yer almadı. 


Bu sezon Spor Toto Süper Lig'de sadece 3 maçta yer almayan Atiba 3. haftada Karabükspor'a karşı milli takımda olduğu için oynayamamıştı. Atiba'dan yoksun olarak çıkan Siyah beyazlılar maçtan 3-1 galip ayrılmıştı. 9. haftada Ankara da Gençlerbirliğine karşı forma giyemeyen Atiba, Şenol Güneş tarafından dinlendirilmişti. Beşiktaş bu maçtan 1-1'lik skorla ayrıldı.

Tecrübeli orta saha ligde Fenerbahçe derbisinde sakatlığından dolayı takımla sahaya çıkmazken maç 1-1'lik skorla sonuçlanmıştı.

Avrupa kupasında tek maçta formasından uzak olan Atiba, Hapoel Beer Sheva karşısında sakatlığından dolayı forma giyememiş o maçı Beşiktaş 2-1 kazanmayı başarmıştı.

Ziraat Türkiye kupası maçlarında dinlendirilme amaçlı Şenol Güneş tarafından kadroda yer verilmedi.

Siyahlabeyaz


BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ


Gençlerbirliği teknik direktörü Ümit Özat, ligin 31. haftasında oynayacakları Başakşehir maçı öncesinde özel açıklamalar yaptı. Gençlerbirliği’nin hedefine ulaştığını söyleyen Ümit Özat, “Başakşehir’in bizi yenmesi anormal değil, Beşiktaş’ı 3’lük ettiler” dedi.


“Benim sorumluluğum Gençlerbirliği camiasına”
Ben böyle şeylere takılmam, insanların ağzını kapatacak halimiz yok. Neticede ben kendimi biliyorum, yaptığım işi biliyorum benim sorumluluğum o 3-5 kişiye değil, benim sorumluluğum Gençlerbirliği camiasına karşı. Bu takım biz geldiğimizden bu yana iç sahada ilk defa maç kaybetmiş, Karabük’ün, Osmanlıspor’un, Bursa’nın kat kat bütçeli takımların çok çok önündesin. İlk mağlubiyette bunlar söyleniyorsa zaten o 3-5 kişiyi taraftar olarak adlandırmak olmaz.

“Menfaatleri kesildi, iftira atıyorlar”
Menfaatleri kesildiği için tabi ki bunun başka bir izahı var mı? Ligin bitmesine 6 hafta kala hatta yense ilk 5’i zorlayacak takıma bunu söylemesinin bir izahı var mı? Beşinciyle 5 puan, altıncıyla 3 puan arasında kalmış takıma, devre arasında oyuncu satmış 25 milyon kazanmış takıma bunu söylemenin bir izahı var mı? Biz kalan 4 maçı yenebiliriz de yenilebiliriz de bu takım hedeflerine ulaştı. Şayet bu hafta yenseydik ilk 5-6’yı zorlayabilirdik. Kasımpaşa bizimle aynı puanda onlar mutlu biz mutsuzuz bir anormallik yok mu bu işte?

“Beşiktaş 17 dakikada 3’lük oldu, maçı mı sattı?”
Bir defa kişi karşısındakini kendisi gibi bilirmiş bu bir. İkincisi bu Beşiktaş takımı değil mi 17 dakikada 3 gol yedi. Beşiktaş, Başakşehir’e maçı mı saatı ? Demek ki Başakşehir iyi takım. Başakşehir, Beşiktaş’a 3 atınca, Galatasaray’a 4 atınca, Fenerbahçe’yi yenince şike olmuyor da, Başakşehir’in Gençlerbirliği’ni yenmesi mi anormal? O zaman Beşiktaşlı oyuncular mı maç sattı? 17 dakikada 3’lük oldular. Sen geldin 9 kişilik takıma puan verdin. İnsan önce kendisini sorgulayacak. Kaldı ki bu Başakşehir’den biz puan aldık. Hangi maç kolay? Adana maçı kolaydı yenildik.

“Şike yapan karısını satar”
Bir defa şike yapan karısını satar derler. Bu bir, ikincisi bunlar yıllardır Türkiye’de olan dedikodular. Bunu yapan da namussuzdur, bunu ima eden daha büyük namussuzdur. Yalandan kimse kamuoyu yaratmasın. Kendi beceremedikleri işleri başkasının üstünden farklı şekilde yorumlamasın. Ya arkadaş kalktınız 17 dakikada 3 gol yediniz Başakşehir’den. 9 kişilik Fenerbahçe’yi yenemediniz.

“Fenerbahçe’yi ben yendim, eledim”
Ben Ankaragücü’nü çalıştırırken Fenerbahçe’yi hem ligde hem de kupada yendim eledim. Fenerbahçe’yle Beşiktaş’ın burada ne alakası var? Ayrıca bir antrenör futbolcusuna gidip oynama diyebilir mi? Oynama diyebilir mi, öyle bir namussuzluk yapabilir mi? Dese de bu gizli kalır mı? Biz Denizli’de şampiyonluğu kaybettiğimiz sene Denizli’de maç bitti tam biz koridora giderken Hasan Kabze gol attı. Biz futbol adamıyız tabi ki futbolu konuşacağız tutup da magazin yorum yapacak değiliz ya. Kişi karşısındakini kendisi gibi bilirmiş. Allah’a şükürler olsun benim de oyuncularımın da boğazından bir lokma haram geçmedi, geçmez de.

“Beşiktaş kendini sorgulasın fark 2’ye düştü”
Milyon Euro harcayıp beceremedikleri işi başka yerden becermeye çalışmasınlar. Futbol bireysel spor değil, futbol 11 kişiyle oynanan, 7 tane de yedeği olan toplam 18 kişi. Sen hangi birine diyeceksin, böyle bir şey gizli kalır mı? Bu işler Beşiktaş’ kulübünden çıkan işler değil, taraftarların çıkardığı şeyler. Futbol severler böyle olayları çıkarıyor. Eğer bu Beşiktaş’tan çıkıyorsa önce kendisini sorgulamalı. 3 hafta önce 7 puandı şimdi 2 puan. O zaman sen önce kendi oyuncunu sorgula.

Kaynak : Sporx

"Gençlerbirliği takımını Ümit Özat’tan önce ve sonra bu kadar arzulu, istekli ve çok koşan bir oyun anlayışında hiç görmedim" diyen usta yazar Kaan Süer, Beşiktaş'ın Gençlerbirliği galibiyetine ve Şenol Güneş'le maç içinde yaşanan gerginliğe değindi.

siyahlabeyaz | Akhisar’ın Başakşehir’e yaptığı 1 Nisan şakasından sonra Gençlerbirliği önünde mutlak galibiyet kaçınılmaz olmuştu. Farkı 5 puana çıkarmak ve biraz da olsa kredilenmek için İnönü’yü dolduran taraftar ve Beşiktaş takımı sahada hazırdı. Maç öncesinde Ümit Özat, Şenol Güneş’in elini öpmüş; hem saygısını göstermiş hem de başarılar dilemişti.

Gençlerbirliği maça baskı yapan Beşiktaş’ı oynatmamaya yönelik bir anlayışla çıkmıştı. Kısmen de oyunun belli bir bölümünde bunda başarılı oldular. Ben Gençlerbirliği takımını Ümit Özat’tan önce ve sonra bu kadar arzulu, istekli ve çok koşan bir oyun anlayışında hiç görmedim. Biz tabii kimse karşımıza geçsin kalesini açsın demiyoruz ama bu hibrit çim,futbolu güzelleştirdiği kadar oraya gelen rakip takımı da kamçılıyor zannedersem. Ya da başka bir iş var bu işin içinde, acaba stat girişinde yemeği mi suyu mu etkiliyor bu rakipleri? Yoksa başka bir şey mi? Neyse bunu bir kenara bırakalım ve maça dönelim, dönerken de özellikle sonraki haftalarda da aynı performansı bekleyelim “Ümitli” gençlerden.

İlk yarı oyun bozma isteği, sertlik, hakemin sertliğe göz yumuşu ve Fabri’nin sakatlığı bir nebze de olsa Beşiktaş’ı durdurdu. 33 ve 45. dakikalar arası neredeyse hiç top oynanmadı. Fabri sakatlandı. Cenk’e yapılan sert müdahaleyi sade bir faul ile geçiştirmeye kalkan Serkan Çınar’a Şenol Güneş ve kulübe tepki gösterince takke düştü kel göründü. Nerede o başta el öpen çocuk? Kendisini futbolcu sayıp milli takıma alan hocasının üstüne yürümeden işi laf cambazlığına kadar vardırıp, yenilgiyi hissetmişçesine, akıl hocalarına vereceği hesabı düşünerek kendini paraladı. Saha kenarında adeta debelendi. Nerede kaldı saygı Ümit Özat?



Her şeye rağmen o hocan yine “Maç içinde olur böyle şeyler”dedi. Seni övdü, takımını övdü; bir erdem gösterdi, esprili yaklaştı. Ama sen o kadar kurulmuştun ki çıktın TV’lere koskoca Beşiktaş Kulübünün hocası için ağza alınmayacak cümleler sarf ettin. Konuşmasından girdin, kıyafetinden çıktın. Sen önce bir aynaya bak sevgili Ümit Özat. Yanlış anlama aynaya bak dediysek; görüntünle ilgili değil sorunumuz, kendinle yüzleş! Yaptığın hareketleri kim için, ne için yaptın onu sorgula! Ve bir daha da sakın Beşiktaş Kulübünü ağzına alma. Beşiktaş ismi senin o büyük saygısı bilmeyen ağzına yakışmıyor. Sen mâl olduğunu iddia ettiğin yerlere hizmet etmeye devam et. Ama el öptürüp yollayınca da bu kadar kızma; bükemediğin bileği öpeceksin.


Dönelim maça. İlk yarının sonunda uzatma dakikalarında soldan çok etkili gelen Beşiktaş, Q7’nin ortasında Babel’in kale önünde topu Oğuzhan’a indirmesi ve Ozi’nin net vuruşuyla 1-0 öne geçti ve devre de bu şekilde bitti. İkinci yarıda rahatlamış, kendi oyununu sergileyen bildiğimiz Beşiktaş sahadaydı. Topa hâkim, pas oyununu doğru işleten Beşiktaş’ımız 61. dakikada önce Talisca, 85. dakikada da Babel’in füzeleriyle maçı 3-0 tamamlayarak 3 puanla sahadan ayrıldı. Bu galibiyet sonunda en yakın rakibiyle puan farkı 5’e çıktı. Bu da maç başında Gençlerbirliği’ne ümit bağlayanların ya da tabiri caizse “Ümitli Renklilerin” hayallerini suya düşürdü. Maçın başında hocanın elini öpenler maç sonunda da liderin elini öptüler. 

Bu hafta zorlu Trabzon deplasmanına çıkarken 2. ve 3.nün aralarında oynayacağı maç büyük ölçüde işimizi kolaylaştırabilir. Biz kendi oyunumuz sahaya yansıtır, bu maçı da atlatırsak daha önce de dediğimiz gibi 29. haftada bu işi bitiririz.


Kaan Süer / Siyahlabeyaz

Dün gece ilk 20 dakikada Beşiktaş’a karşı nasıl oynanması gerekiyorsa Ümit Özat tarafından o şekilde oynatılan bir Gençlerbirliği vardı diyen usta yorumcu Ali Ece, Hürriyet'te ki köşesinde siyah beyazlıların galibiyetini yazdı.

 Beşiktaş’ı ligde yenen son takım olan Tudor’un Karabük’ü gibi 3-4-3 formasyonunda önde pres yapan Gençler, Beşiktaş’ın en önemli silahı olan Atiba-Oğuzhan pas bağlantısını bir süre sekteye uğrattı. Zamanında Özat’ın da hocası olan Şenol Güneş’in 20’den sonraki taktiksel müdahalesi oyunun akışını tersine çevirdi. Güneş bir anda Talisca’yı sola, Quaresma’yı sağa, Babel’i de ortaya çekip 2-4-4 açılımı yaptı. Maçın başından itibaren Beşiktaş’ın en iyisi olan Gökhan Gönül bu 2-4-4 restinde ekstra oyun kurucu ve pres organizatörü rolüne de büründü.

TOTAL BASKI
34’te Fabri her maçta yaptığı kırılma anı kritik kurtarışlarından yaparken sakatlandı. Bu sakatlıktan ilk yarı sonuna kadar Beşiktaş’tan total baskı oyunu izledik. Devre bitmeden atılacak bir gol çok kritikti. Bu gol de sürekli önde kapılan toplarla atılan yön değiştiren pasların olgunlaştırdığı o organize baskı sonucuydu. Golün kapısını ise Quaresma’nın savunmanın şaftını kaydıran ayağının dışıyla yaptığı ortası açtı. Golün asistinde Babel’in daha müsait pozisyondaki Oğuzhan’ı görüp yaptığı asist, Hollandalının ne kadar güçlü bir kolektif oyun karakterine sahip olduğunun en güzel göstergesi.

SON FRİKİK BÜKÜCÜ
2. yarının başında her iki takım da oyun şekilleri ve felsefelerini resetleyerek başladı. 52’de Tolga Zengin süper bir reaksiyonla skoru dengede tuttu. Talisca’nın muhteşem frikiği ise hem skorun hem de izleyenlerin dengesini bozdu! Tüm dünyada faal futbolcular arasında o bölgeden daha iyi frikik kullanan kaç oyuncu var?
2-0’dan sonra Beşiktaş Şenol hoca yapımı güneşli güzel futbolunu oynadı. Ancak Babel’in golü dışında kaçan bir sürü pozisyondaki hovardalık tekrarlanmamalı! Babel’in 69’daki muhteşem anahtar pası da kolektif oyun vizyonunun şahikasıydı!

Milli kadroya davet edilmesinin ardından Finlandiya ile oynanan maçta attığı 2 gol ile adeta ligde geçirdiği son 4 haftayı affettiren Cenk Tosun, Gençlerbirliği karşısında da golle buluşamadı.

Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig’in 26. haftasında Gençlerbirliği’ni 3-0 ile geçerek, ikinci sıradaki Başakşehir ile arasındaki puan farkını 5’e çıkarttı. Karşılaşmada atılan goller Oğuzhan, Talisca ve Babel’in ayağından geldi.

Bu sezon ligde ve Avrupa’da attığı gollerle adından söz ettiren Cenk Tosun, ligde oynanan son 5 maçta gol sevinci yaşayamadı. Gençlerbirliği karşısında arzulu ve istekli oynayan Cenk, kaleci Hopf’u geçmeyi başaramadı ve mücadeleyi gol atamadan tamamladı.

Kaynak : bjk.org

Usta gazeteci yazar Mehmet Demirkol, Beşiktaş'ın Gençlerbirliği'ni mağlup ettiği maçın ardından değerlendirmelerde bulundu.

Beşiktaş’ın bu hücum gücüyle mücadele etmek gerçekten zor. Gençlerbirliği özellikle ilk yarıda arı gibi çalıştı ama Vodafone Arena’da bu yetmiyor. Çünkü Siyah- Beyazlılar iyi savunma yaparak da oynuyor ve arı gibi sokuyor.

Gençlerbirliği dün özellikle ilk yarıda arı gibi çalıştı. Haklarını vermek lazım. Ama yetmiyor çünkü Beşiktaş ise arı gibi sokuyor. Bu hücum gücüyle mücadele etmek gerçekten zor. Vodafone Arena’da birkaç kat daha zor. Sezon başından bu yana söylüyorum. Beşiktaş iki buçuk savunmacıyla iyi savunma yaparak oynuyor. Adriano ve Gökhan bek değil, hücum gücü yüksek kanat oyuncuları. Oğuzhan zaten... Babel ve Q7’nin savunma adına birşeyler yapmasını kağıt üzerinde beklemek saçma. Talisca sadece gol bölgesinde
var ama tam var.

Olağanüstü, anormal...
Atiba ise özel. Onun bölgesinde oynayan oyuncular genelde yüzde 40 hucum yüzde 60 savunma olur. O yüzde 60 savunmacı ama yüzde 60 da hücumcu. Yüzde 120 kapasiteyle
oynuyor. Sürekli bunu oynuyor. Normalmiş gibi, olağan, sıradanmış gibi... Zaten öyle gibi. Ama öyle değil. Olağanüstü, anormal, sıradışı. Zaten onun sayesinde Şenol hoca Babel,
Q7, Cenk, Talisca 4’lüsünü rahatlıkla oyuna sürüyor. Ümit Özat’ın 5’li savunmalı hızlı hücuma dayalı, ön alanda oyun kurdurtmamayı da amaçlayan çalışkan, hareketli oyunu
dün Beşiktaş’ı ilk yarıda zorladı. Tek bir açık verdi. Gençler sol kanatta adam paylaşımını yanlış yaptılar ve geri dönemediler.

Talisca işi bitirdi
Babel ve Oğuzhan 6 pasta bitti. Q7 hemen kesti. İş bitti. Arı gibi soktular. Bir anda. Bu diri, hızlı ve direkt oyunla baş etmek kolay değil. Rakip elinden gelen her şeyi yaparken gol bulmak zorunda. Bulamazsa Olmuyor. Dünkü gibi. Ümit Özat ikinci yarıya Muriqi’yi alıp 4’lü savunmaya dönerek başladı. Ama yetmedi. Talisca kendisi yaratıp attığı frikikle işi bitirdi. Dediğim gibi, arı gibi çalışmak özellikle Vodafone Arena’da yetmiyor. Çünkü Beşiktaş arı gibi sokuyor.

Kaynak : Fanatik / Mehmet Demirkol

Evinde kazanmaya devam eden, ligin zirvesinden inmeyen Beşiktaş her maç rakiplerinin korkulu rüyası olmaya devam ediyor. İşte Kartal'ın Gençlerbirliği maçında alınan galibiyet ile ortaya çıkan istatistikleri

Beşiktaş, teknik direktör Şenol Güneş yönetiminde iç sahadaki başarılı sonuçlarını da sürdürdü. Evindeki son lig maçında 2015-2016 sezonunun 13. haftasında Akhisar Belediyespor'a 2-0 mağlup olan siyah-beyazlı takım, ardından oynadığı 23 iç saha mücadelesinde rakiplerine galibiyet şansı vermedi.

ARENA'DA 20 GALİBİYET 63 PUAN
Akhisar Belediyespor yenilgisinin ardından geçen sezonki 10 iç saha maçını da kazanan siyah-beyazlı ekip, bu sezon ise 13 karşılaşmada 10 galibiyet ve 3 beraberlik aldı. Beşiktaş, böylece iç sahadaki yenilmezliğini 23 maça çıkardı. Siyah-beyazlı ekip, bu 23 maçta 20 galibiyet ve 3 beraberlikle 63 puan topladı.

2 HAFTA SONRA GELEN 3 PUAN
Siyah-beyazlı takım, 2 haftalık puan kaybının ardından kazandı. Ligin 24. haftasında evinde Kayserispor ile 2-2 berabere kalan ve bir sonraki maçta Antalyaspor ile 0-0 berabere kalan Beşiktaş, Gençlerbirliği'ni mağlup etti.


TALISCA YİNE SERBEST VURUŞTAN
Beşiktaş'ın bu sezon duran toplardaki en etkili oyuncusu Anderson Talisca, yine serbest vuruştan fileleri havalandırdı. Siyah-beyazlı takımın kazandığı serbest vuruşta topun başına gelen Talisca, 61. dakikada şık bir şutla meşin yuvarlağı filelere gönderdi ve takımını 2-0 öne geçirdi. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Benfica karşısında serbest vuruştan ilk golünü atan Talisca, Galatasaray karşılaşmasının ardından Gençlerbirliği karşısında da aynı başarıyı gösterdi.

BREZİLYALI OYUNCUDAN 8 GOL
İlk yarıda oynanan ve 1-1 berabere biten Gençlerbirliği maçında da skor bulan Brezilyalı oyuncu, Süper Lig'deki 8. golünü kaydetti.

OĞUZHAN ÖZYAKUP'UN 4. GOLÜ
Bu sezon ligde Aytemiz Alanyaspor, Kardemir Karabükspor ve Atiker Konyaspor maçlarında gol atan Oğuzhan, 4. kez bu sevinci yaşadı.


BABEL 6 MAÇ SONRA ATTI
Takımının 3. golünü atan Ryan Babel, ligde 6 maç sonra fileleri havalandırdı. Süper Lig'de son olarak Atiker Konyaspor maçında gol sevinci yaşayan Babel, sonraki 6 karşılaşmayı suskun geçirdi.

3. GOLÜNE DE İMZA ATTI
Bu sezon 3. golünü kaydeden Babel, Türkiye kariyerinde ayrıca Gençlerbirliği karşısında 3. kez topu filelerle buluşturdu.

TOLGA ZENGİN 23 HAFTA SONRA
Fabricio'nun yerine oyuna dahil olan Tolga Zengin, uzun bir aranın ardından Süper Lig'de şans buldu. Bu sezonun ilk 2 maçında ilk 11'de görev alan Tolga Zengin, 2. haftadaki Atiker Konyaspor karşılaşmasının ardından formayı Fabricio'ya kaptırdı. Tecrübeli file bekçisi, 23 hafta sonra ligde görev aldı.

Kaynak : Sporx