Menu

Futbol

Basketbol

Vodafone Arena

Taraftar Köşesi

Voleybol

Hentbol

Beşiktaş Sompo Japan, milli pivot Semih Erden'in transferi için girişimlerini sürdürüyor.


siyahlabeyaz | EuroBasket 2017’de gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çeken tecrübeli uzuna 1 +1 yıllık kontrat önerildi.


Serbest oyuncu statüsünde bulunan 31 yaşında ve 2.13 boyundaki yıldız, düşünmek için süre istedi. Siyah-Beyazlılar’ın ve A Milli Takım’ın başantrenörü Ufuk Sarıca’nın bu transferi çok istediği ve önümüzdeki günlerde tarafların mutlu sona ulaşabileceği belirtildi. Semih, NBA’deki 2012 lokavtında Deron Wİlliams ile birlikte Beşiktaş forması giymişti.

Kaynak : Haber Karakartal

Ufuk Sarıca döndü
Hem Beşiktaş, hem Milli Takım Başantrenörlüğü görevinde bulunan Ufuk Sarıca, Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda Türkiye ile son 16 takım arasına kalmış, son 16 maçında İspanya'ya mağlup olmuştu. Türkiye'nin turnuvadan elenmesiyle birlikte Ufuk Sarıca, Beşiktaş'taki görevine geri döndü. 

Başarılı antrenör, takımın Slovenya'daki kampına katıldı. Cumartesi günü Sırp ekibi Mega Leks ile son hazırlık maçını yapacak olan Beşiktaş, maçın ertesi günü İstanbul'a dönecek. Ufuk Sarıca'nın mücadeleyi tribünden izlemesi bekleniyor. Beşiktaş Sompo Japan hazırlıklarını, Engin Gençoğlu yönetiminde sürdürüyor. Siyah-beyazlılar son hazırlık maçında Partizan'ı 86-80 mağlup etmişti.

Kaynak : Ajans Beşiktaş


31 Ağustos - 17 Eylül tarihleri arasında ülkemizin bir grup ve finallerine ev sahipliği yapacağı 2017 Avrupa Şampiyonası’nda mücadele edecek olan A Erkek Milli Takımımızın Aday Kadrosu açıklandı.


siyahlabeyaz | Millilerimiz 17 Temmuz Pazartesi günü Abdi İpekçi Spor Salonu'nda toplanarak hazırlıklarına başlarken, A Erkek Milli Takım Aday Kadromuzun saat 10:30'da yapacağı antrenmanın yarım saati basına açık olarak gerçekleştirilecek.

17 Temmuz Pazartesi günü İstanbul'da kampa girecek olan Ay Yıldızlılarımız, 23 Temmuz Pazar günü ise kondisyon çalışmaları için İtalya'ya gidecek. Bormio'da kuvvet ağırlıklı antrenmanlar yapacak olan milliler, burada ayrıca İsviçre ile de 3 Ağustos Perşembe günü ikili temas maçında karşılaşacak.

5 Ağustos Cumartesi günü yurda dönecek olan A Erkek Milli Takım Aday Kadromuz, 10 Ağustos Perşembe günü bir kez daha İtalya'ya gidecek ve ev sahibi İtalya'nın yanı sıra Finlandiya ve Nijerya'nın da yer alacağı hazırlık turnuvasına katılacak. İtalya'dan direkt olarak Çekya'ya geçecek olan millilerimiz, 16 Ağustos Çarşamba günü ev sahibi Çekya ile ikili temas mücadelesinde karşılaşacak. Aynı gece İstanbul'a dönecek olan Ay Yıldızlılarımız, 18 Ağustos Cuma günü İsrail'e gidecek ve burada özel turnuvaya katılacak.

A Milli Erkek Takımımız; 21 Ağustos Pazartesi günü yurda dönecek ve Avrupa Şampiyonası öncesi son hazırlık karşılaşmalarını İstanbul'da 24 Ağustos Perşembe günü Ukrayna ve 26 Ağustos Cumartesi günü Karadağ ile yapacak. Millilerimiz, katılacağı özel turnuvaların ardından Avrupa Şampiyonası hazırlıklarını İstanbul'da tamamlayacak.

2017 Avrupa Şampiyonası'nda mücadele edecek olan A Erkek Milli Takımımızın teknik, idari ve oyuncu aday kadrosu şu şekildedir:

Oyuncu (2016-2017 Sezonu Kulübü)

Cedi Osman - Anadolu Efes

Doğuş Balbay - Anadolu Efes

Can Maxim Mutaf - Anadolu Efes

Furkan Korkmaz - Banvit

Tolga Geçim - Banvit

Erkan Veyseloğlu - Beşiktaş JK Sompo Japan

Sertaç Şanlı - Beşiktaş JK Sompo Japan

Kenan Sipahi - Beşiktaş JK Sompo Japan

Mehmet Yağmur - Darüşşafaka Doğuş

Furkan Aldemir - Darüşşafaka Doğuş

Okben Ulubay - Darüşşafaka Doğuş

Ali Muhammed - Fenerbahçe

Melih Mahmutoğlu - Fenerbahçe

Barış Hersek - Fenerbahçe

Berk İbrahim Uğurlu - Fenerbahçe

Egehan Arna - Fenerbahçe

Sinan Güler - Galatasaray Odeabank

Hüseyin Göksenin Köksal - Galatasaray Odeabank

Ege Arar - Galatasaray Odeabank

J.Metecan Birsen - İstanbul BBSK

Metin Türen - Yeşilgiresun Belediyespor

Emircan Koşut - Yeşilgiresun Belediyespor

Ersan İlyasova - Atlanta Hawks / ABD

Ömer Faruk Aşık - New Orleans Pelicans / ABD

Ömer Faruk Yurtseven - North Carolina State / ABD

Semih Erden

Kaynak : Aspor

BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ
SON DAKİKA BEŞİKTAŞ TRANSFER HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ



Spor Toto Basketbol Süper Ligi play-off final serisi üçüncü maçında Fenerbahçe'ye 86-80 mağlup olan Beşiktaş Sompo Japan'ın başantrenörü Ufuk Sarıca, daha az hata yapan sarı-lacivertli ekibin maçı kazandığını söyledi.


siyahlabeyaz | Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Sarıca, "Basketbol konuşmak istiyoruz ama olaylar üzücü. Böyle olayların kimseye faydası yok. Ses bombalarının hiçbir takıma faydasını göremiyorum. Bir final maçında salonun boşaltılması, basketbol adına üzüntü verici bir durum." dedi.

Ufuk Sarıca, ilk yarıda Fenerbahçe'nin, ikinci devrede de kendilerinin iyi oynadığını belirterek, şöyle konuştu:

"İkinci yarıda bizi kovalayan Fenerbahçe vardı. Maçın sonunda herkesin konsantrasyonu dağıldı. Gereken faulü iki defa yapamadık. Bunlar basketbolda ne ilk ne son. Daha az hata yapmanız gerekiyor. Fenerbahçe'yi tebrik ediyorum. Skor bizim için sıkıntılı. Bu maçı kazanabilseydik, daha rahat bakabilirdik. Her şeye rağmen cuma günü elimizden geleni yapacağız."

Siyah-beyazlı basketbolcu Michael Roll ise yaşanan olaylar nedeniyle iki takımın da ritminin bozulduğunu vurgulayarak, "Çok zor bir maç oldu. İlk düdük ile birlikte mücadele etmeye başladık. Hiçbir zaman maçtan kopmadık ama oyunun dışında olanlar çok üzücüydü. Biz o sırada çok akıcı oynamaya başlamıştık ve ritmimiz bozuldu. Ayrıca yaşananlar çok tehlikeli. Yabancı oyuncuların birçoğu bu yaşananlara alışık değiller. Seriye dönersek hala şansımız var." ifadelerini kullandı.

Kaynak : Ajansspor

BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ
SON DAKİKA BEŞİKTAŞ TRANSFER HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Beşiktaş Sompo Japan Takımımızın Başantrenörü Ufuk Sarıca, BJK TV’de yayınlanan Rota Pota programının konuğu oldu.

siyahlabeyaz | Ufuk Sarıca’nın konuşmalarından satırbaşları şöyle:

“Sezon başını düşünürsek eğer doğru söylemek doğrusunu söylemek gerekirse bomboş bir tablo vardı. Salonumuzdan başlarsak üç yılda giderek azalan taraftar grubumuz vardı. Salonumuz boştu. Burdan yola çıkarak öncelikli olarak Akatlar’da oynama kararı aldık. Başkanımız da sağolsun destekledi. Çünkü bizim başka bir salonda oynadığımız vakit, o salon tam manasıyla sizin eviniz olmuyor. Ama burda tüm çalışanlarınızla, ofislerinizle basketbolu yaşayabileceğiniz bir yer. Devamlı basketbolu konuşmak ve çalışmak daha kolay. Başka kiralık bir salonda açıkçası bunu yapmak çok mümkün olmuyor. Burdan başladık. 11 tane yeni oyuncuyla sezona başladık. Geçen seneden bir tek kaptanımız Muratcan Güler ve Doğan Şenli vardı. Doğan Şenli de uzun bir sakatlıkla başladı. 3-4 aylık bir sakatlığı vardı. Dolayısıyla da yepyeni oyuncularla yepyeni bir takım ile lig başlangıcı yaptık. Ama bugün bakıyoruz 8-9 aylık süreçte geldiğimiz nokta açıkcası beni çok mutlu ediyor gurur veriyor. Hem kendi adıma hem takımım adına bundan dolayı büyük mutluluk duyuyorum.

Bugün geldiğimiz nokta önemli ama 30 haftalık periyot istikrar gerektiren bir şey. Oynadığımız oyun 3 hafta 5 hafta 1.-2. Sırayı götürebilirsin ligde ama dört tane Euroleague takımının olduğu onun dışında FIBA Şampiyonlar Ligi’nde final oynayan bir Banvit’in ve birçok takımın bulunduğu zor bir ligde oynuyoruz. 30 haftalık bir periyodu ikinci bitirebilmek zaten bir şeyin habercisi.

Kimse bilemez, kimin nerede olacağını. Çünkü kağıt üzerinde baktığınız zaman biz belki 6., 7. sıraya konabilecek bir takımdık. İşler kötü gittiğinde play-off’lara giremeyen bir takım haline gelebilirsiniz ama maçlar sonuçta kağıt üzerinde kazanılmıyor. Oynamadan ne kaybedersiniz ne de kazanırsınız. Biz bu avantajı aldık. Görüyoruz ki bunlar doğru çıktı. Her geçen gün yolda büyüyen bir takımımız var. Belki sezon başında baktığınız zaman müthiş yetenekli, fazla rotasyonda çok oyuncumuz yok ama en önemlisi benim inandığım yolda büyümek, oyuncuların kendine değer katması, tabii ki bizim de onlara değer katmamız. Dolayısıyla onlar yükseldikçe takım yükseliyor. En basiti Sertaç ve Erkan’ın gelişimini, dolayısıyla da takıma yansımasını ve takımın değişimini söyleyebilirim net bir şekilde.

Çeşitli nedenlerle transfer yapamadık ve aynı zamanda bu takımdan giden de olmadı. Ağustos’un başında başladık çalışmaya. Bugün aynı kadrodayız, aynı isimlerleyiz. Bu bir yerden sonra da başka bir özgüven oluyor. Oyunculara bunu sağlıyorsunuz. Aile ortamı, güven. Arada kötü oynayan oyuncularımız oluyor gayet doğal kimse makine değil. Kötü zamanları olabiliyor. Bunlara göğüs gerebilmek o güveni onlara verebilmek. İleride size başka türlü dönüşler sağlıyor. Bunları yapmaya çalıştık.

Benim oyuncularla kurduğum ilişkinin en önemli özelliği dürüstlük. Koçluk hayatım boyunca dışarıda hiçbir oyuncumu eleştirmedim ama aramızda yaptığımız toplantılarda sonuna kadar agresif bir şekilde eleştirilerim oldu. Ama bunu da sezon başında onlara deklare ettim. Ben bunu yapıyorsam, senin iyiliğin için yapıyorum dolayısıyla kendim için, Beşiktaş için, kulüp için yapıyorum.  Çünkü bunu yapmamız lazım. Bu düzeni sağlamak benim görevim. Kazandıktan sonra mutlu olup onun havasıyla yaşamak en kolayı diye düşünüyorum ben. Kaybettiğiniz zaman da hatta kazandığınız zaman da yapamadığınız şeyleri tartışıyorsanız ve bunları oyunculara doğru bir şekilde ifade edebiliyorsanız, bu size güven olarak dönüyor. Şimdi sahada oynayan insanların birbirine güveni çok önemli. Bir sürü iyi oyuncu var ama bunlar bir araya geldiklerinde bazen iyi bir takım olamıyor. Çünkü neden o sahada hepimizin bir egosu var. Egosuz bir sporcu olamaz.  Ama önemli olan daha rahat pozisyonda biri varsa ona pas vermek, o paylaşım yapmak önemli. Oyuncularıma dürüst davranıyorum. Mesela bu yönünü de geliştirebilirsin diyorum. Değerini artırabilirsin diyorum. Bu hoşuna gidiyor oyuncuların. Bu hem motivasyon hem de gerçek. Bireysel anlamda yetenekleri daha ileriye taşıyanlar, daha büyük oyuncular haline geliyor.

Earl clark ilk geldiği zaman avrupa basketboluna dair fazla bilgisi yoktu. Hazırlık aşamasında NBA’den gelen alışkanlık nedeniyle çok fazla boş adım atıyordu ve hep steps çalınıyordu. Buna bozuluyordu. Ardından onla konuştum, bu duruma bozulma Avrupa basketbolunda NBA adımına müsade etmiyorlar. 1 veya 2 tane özel antrenman yaptık kendisiyle, ardından antrenmanlardan önce benden habersiz kendi bireysel olarak buna çalışıyordu. Bu önemli birine bir şey veriyorsunuz, o bunu aldığı gibi üstüne de gidiyor. Bu oyuncunun karakterini gösteriyor.

Michael Thompson da iyi bir oyuncu. Geçen sene Fransa’da iyi bir sezon geçirip sayı kralı olmuş bir oyuncu.

Çok şükür sakatlık konusunda şanslıydık. Teknik ekibime, asistan koçlarımıza, sağlık ekibimize, fizyoterapistimize teşekkür ediyorum.  Burda önemli bir ekip var. Çoğu yerde çalıştım, her yerde bu kadar iyi bir sağlık ekibi olmuyor. Bundan dolayı da şanslıyız. İyi bir takım da olduğumuz için çok ciddi bir sakatlık yaşamadık. En kötüsü yarım oyuncuyla oynamak. Başkasına vereceğin şansı ona veriyorsun. Eğer oynayamayacağını biliyorsan ona göre planlama yapıyorsun.

Finalde karşımızda değerli bir takım var. Euroleague şampiyonluğu değerli. Çok sayıda önemli oyuncuları var. Tecrübeli bir koçları var. Herkes Fenerbahçe’nin çok formda olduğundan bahsediyor. Doğru ama esas, formdan ziyade benim düşündüğüm çok moralliler ve özgüvenliler. Bizim o özgüveni sarsmamız gerekiyor. Turun anahtarı bu özgüveni ne kadar kırabileceğimiz sorusu. Ama baktığınız vakit, biz de çok moralliyiz. Kimsenin beklemediği bir yerdeyiz. Bizim bir sıkıntımız yok. Bir şampiyonluk var ortada.

Herkes turun favorisini Fenerbahçe olarak görüyor. Kazanılmamış bir maçı, oynanmamış bir maçı konuşmak kötü. Deplasmanda bir galibiyet almak için önemli. Ama her ne olursa olsun, serinin en önemli maçı üçüncü maç. Maç-maç düşüneceğiz. Her maçın ayrı hikayesi var

Anadolu Efes serisinde inancımız, kararlığımız çok önemliydi. Son maçta, eksik olmamıza rağmen bunu gösterdik. Fenerbahçe maçında da bunun devamını sağlamaya çalışacağız.

Deplasmanda kazanmak için dış atışa ihtiyaç var. Biz bunu dengeli yapan bir takımız. Normal sezonda ligin en az sayı yiyen takımı olduk. Bu tesadüf olamaz. İnşallah güzel bir seri olur. Türk sporu için önemli iki kulübün finalde karşılaşıyor olması güzel bir durum. Finalin zevkini her yere taşımak lazım. Kazanırsın kaybedersin önemli olan basketbolun tadını insanlara yaymak, ülkeye yaymak.

Maçlar oynanacak ama tek bir şeyin garantisini verebilirim, bu takım sonuna kadar mücadele edecek. Ama yeter ama yetmez. Bunlar sahada göreceklerimiz. Elinden geleni yapacak bir takım var.

Obradovic ile final oynamak güzel olacak. İnşallah sezon bizim için taçlanmış bir şekilde, şampiyonlukla sona erer.

Basketbol sadece koçun, oyuncuların değil. Birlik, beraberlik işi. Ne kadar kalabalıksan o kadar güçlüsün.”

Kaynak: Resmi site

BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ
SON DAKİKA BEŞİKTAŞ TRANSFER HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Takıma verdiği enerji ve hırsı ile her maçın kazanılmasında etkili olan Beşiktaş Sompo Japan Baş antrenörü Ufuk Sarıca, Anadolu Efes maçının ardından açıklamalarda bulundu.


siyahlabeyaz | Beşiktaş Sompo Japan Başantrenörü Ufuk Sarıca, kimsenin şans vermediği bir takım olarak finale isimlerini yazdırdıklarını dile getirdi.

Sarıca, çok güzel bir galibiyet aldıklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

"Kendi açımızdan müthiş bir maç oldu. Başından sonuna kadar birbiriyle oynamaktan zevk alan, birbirine güvenen bir takım vardı. Kimsenin şans vermediği bir takım olarak adımızı finale yazdırdık. Geçen karşılaşmada da seriyi bitirebilirdik ama sonunda bir şans basketiyle kaybettik. Bugün ise çaldığımız toplarla kolay sayılar bulduk. Kazanma noktasında bu sezon oynadığımız en güzel maçtı diyebilirim. Final serisinde taraftarımızın Akatlar'ı dolduracağına güvenim sonsuz. Seriyi açıkçası süpürdüğümüzü düşünüyorum. Bütün ekibe teşekkür ediyorum. Taraftarımıza da teşekkür ediyorum, imkanlar dahilinde olabildiğince bizi desteklediler. Hırs bizde her maç vardı. Bütün maçları final havasına oynayıp, sezonu ikinci sırada bitirdik."

Finaldeki rakipleri Fenerbahçe'yle ilgili değerlendirmede bulunan Sarıca, "Karşımızda THY Avrupa Ligi şampiyonu olmuş bir takım var. Herkesin söylediği üzere çok formdalar. Bence formdan öte, moralliler. Biz de çok moralliyiz. Elimizden geleni yapacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Siyah-beyazlı basketbolcu Michael Roll, Anadolu Efes'in seride elinden geleni yaptığını aktararak, "Maça en başından beri odaklanarak başladık. Sahaya çok iyi yayıldık, iyi baskı yaptık. Takım olarak çok iyi bir efor ortaya koyduk. Bugün takım olarak çok iyiydik. Taraftarımızla beraber daha güçlüyüz. Her zaman onların desteğini bekliyoruz." diye konuştu.

Kaynak : AA

BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ
SON DAKİKA BEŞİKTAŞ TRANSFER HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Spor Toto Basketbol Süper Ligi play-off çeyrek final karşılaşmasında Gaziantep Basketbol'u 77-70 mağlup ederek seride 2-0 öne geçen ve yarı finale yükselen Beşiktaş Sompo Japan'ın başantrenörü Ufuk Sarıca, yarı finalde rakiplerini beklediklerini ve finale çıkmak için takım olarak kenetleneceklerini söyledi.

siyahlabeyaz | Spor Toto Basketbol Süper Ligi play-off çeyrek final karşılaşmasında Gaziantep Basketbol'u 77-70 mağlup ederek seride 2-0 öne geçen ve yarı finale yükselen Beşiktaş Sompo Japan'ın başantrenörü Ufuk Sarıca, yarı finalde rakiplerini beklediklerini ve finale çıkmak için takım olarak kenetleneceklerini söyledi.

Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Sarıca, güzel bir seri maç oynadıklarını belirtti.

Maçta hep doğruları yaptıklarını aktaran Sarıca, "Oyundan hiç kopmayan ve daima doğruları yapan bir ekip olarak alkışı hak ediyoruz. Bu sertlikle maçı son dakikalarda koparmayı başardık. İlk yarı iki takımda düşük profille oynadı ama biz ikinci devre işleri yoluna koyduk. İki yıl play-off oynayamadık ama bu sene 11 yeni oyuncumuzla buralara kadar geldik ve bunun için gururluyuz. Artık rakiplerimizi beklemeye başladık. Kim gelirse gelsin elimizden geleni yapıp final için kenetleneceğiz." diye konuştu.

Bu sene  yaptığımız işten çok mutlu ve gururluyum"
Gaziantep Basketbol Başantrenörü Stefanos Dedas, Beşiktaş takımını başarısından dolayı tebrik ederek güzel ve keyifli bir maçı geride bıraktıklarını söyledi.

Takımında emeği geçenlere teşekkür eden Dedas, şöyle konuştu: "Kafa kafaya oynadık. En kritik zamanda tecrübelerini konuşturdular. Kesinlikle bu sene yaptığımız işten çok mutlu ve gururluyum. Gaziantep halkına çok teşekkür ediyorum. Artık bitti her şey. Gelecek sezona bakmamız lazım. Bu şehir için en iyi takımı kurmamız gerekiyor. Bu yaz boyunca iyi düşünüp iyi kararlar verip güzel bir takımla gelecek sezona iyi başlamak istiyoruz."

Kaynak : AA

BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ


Spor Toto Basketbol Süper Ligi play-off turu ilk maçında sahasında Gaziantep Basketbol’u 66-57 mağlup eden Beşiktaş Sompo Japan’ın başantrenörü Ufuk Sarıca, kötü oynamalarına rağmen kazandıklarını söyledi.

siyahlabeyaz | Spor Toto Basketbol Süper Ligi play-off turu ilk maçında sahasında Gaziantep Basketbol’u 66-57 mağlup eden Beşiktaş Sompo Japan’ın başantrenörü Ufuk Sarıca, kötü oynamalarına rağmen kazandıklarını söyledi.
       
Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Sarıca, "Yarı finale kalma yolunda ilk maçı kazandığımız için mutluyuz. Rakibimiz, sezon içinde aldığı sonuçlarla tehlikeli olduğunu gösterdi. Rakibi üç maçta da 60 sayının altında tuttuk ama kendimiz de 67 sayıyı geçemedik. Kötü oynadık ama böyle günlerde kazanmak önemli. Boyalı alan atışlarımızdaki yüzdesizliğimiz, skor açısından kısır kalmamıza neden oldu." diye konuştu.
       
Beşiktaş Sompo Japan oyuncularından Michael Roll ise iki takımın da sert oynadığını ve galip geldikleri için mutlu olduklarını aktardı.

Gaziantep Basketbol cephesi
Gaziantep Basketbol Başantrenörü Stefanos Dedas, iki takımın da iyi savunma yaptığını dile getirdi.
       
Galibiyetinden ötürü siyah-beyazlıları tebrik eden Dedas, "Bizi adil bir şekilde yendiler. Bazı bölümlerde istediğimiz gibi oynadık ve oyunu domine ettik. Serinin üçüncü maçını buraya getirmeye çalışacağız. Kendi evimizde Beşiktaş’ı yenmek istiyoruz. Bunun için yeteri kadar tecrübemiz var." değerlendirmesinde bulundu.
       
Gaziantep Basketbol oyuncularından Marcus Denmon da rövanşı kazanmak istediklerini kaydetti.

Kaynak : Fanatik

BEŞİKTAŞ MARŞLARI İÇİN TIKLAYINIZ


Beşiktaş Sompo Japan Basketbol takımımız, bugün Akatlar Arena'da yaptığı antrenmanla zorlu Galatasaray derbisinin hazırlıklarına devam etti. 

Antrenör Ufuk Sarıca yönetiminde yapılan ve 2 saat süren antrenmanda takımımız, set çalışması ve stretching hareketlerinin ardında çift pota hücum ve savunma çalışması yaptı. Son olarak çift potada 5'e 5 maç yaparak taktik organizasyonlarına çalışan Beşiktaş Sompo Japan Basketbol takımı antrenmanı stretching ve serbest çalışmasıyla bitirdi.

Beşiktaş Sompo Japan Erkek Basketbol takımı, yarın yapacağı antrenmanla hazırlıklarına devam edecek.

Siyahlabeyaz

Türkiye Basketbol Federasyonu ve Hidayet Türkoğlu, Milli Takım Başantrenörlüğüne Beşiktaş'ımızın değerli hocası Ufuk Sarıca'nın getirildiğini açıkladı. Ufuk Sarıca her iki takımı da çalıştırabilecek.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Türkiye Basketbol Federasyonu Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Beşok, Türkiye Basketbol Federasyonu Genel Koordinatörü Ömer Onan, Türkiye Basketbol Federasyonu Milli Takımlar Direktörü Haluk Yıldırım, A Erkek Milli Takım Menajeri Kerem Tunçeri ve Beşiktaş Sompo Japan'ın Başantrenörü Ufuk Sarıca, Ataköy Sheraton Otel’de A Milli Erkek Basketbol Takımının vizyonunu ve teknik yapılanmasını açıklamak üzere bir basın toplantısı düzenlediler.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, konuşmasında Beşiktaş Sompo Japan Başantrenörü Ufuk Sarıca’nın A Milli Erkek Basketbol Takımının Başantrenörlük görevine getirildiğini açıkladı.
Beşiktaş Sompo Japan Başantrenörü Ufuk Sarıca, A Milli Erkek Basketbol Takımı Başantrenörlük görevine getirilmesiyle ilgili şunları söyledi:

“Çok gururlu ve heyecanlı bir durumdayım. Büyük mutluluk duyuyorum. Türk basketbol adamı olarak gelinebilecek en üst düzey pozisyona geldiğime inanıyorum. Milli takıma uzun yıllar sporcu olarak hizmet ettim. Önümüzde yoğun bir tempo var. Sahada en iyi basketbolu oynayacak ekibi oluşturmak ilk hedefimiz olacak. ‘Hocamız Ufuk Sarıca’nın milli takımda görev alması bizleri onurlandırır’ diyen Başkanımız Fikret Orman’a ve Camiamıza destekleri için teşekkür ederim. Sahada hiç vazgeçmeyen bir milli takım yaratmak için söz veriyorum.”

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, yaptığı konuşmada Ufuk Sarıca’ya güvendiklerini belirtti ve şu ifadeleri kullandı:

“Beyefendi kişiliğiyle tüm sporseverlerin beğenisini kazanmış unutulmaz milli basketbolcu Ufuk Sarıca’nın milli takım başantrenörü görevine getirildiğini duyurur, kendisine başarılar dilerim. Ufuk Sarıca’ya güveniyoruz. Her koşulda arkasında duracağız. İlk hedefimiz 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda Türk halkının alkışlayacağı bir milli takım oluşturmak.”

Konuşmaların ardından imza töreni yapıldı ve basın mensupları için toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.

Kaynak : Fanatik

Beşiktaş Sompo Japan Başantrenörü Ufuk Sarıca, Spor Toto Basketbol Süper Ligi’nde Fenerbahçe’ye 79-76 yenildikleri derbi maçta iyi mücadele ettiklerini ancak bunun galibiyet için yeterli olmadığını söyledi.

Beşiktaş Sompo Japan Başantrenörü Ufuk Sarıca, Spor Toto Basketbol Süper Ligi’nde Fenerbahçe’ye 79-76 yenildikleri derbi maçta iyi mücadele ettiklerini ancak bunun galibiyet için yeterli olmadığını söyledi.

Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Sarıca, Fenerbahçe’yi galibiyetinden dolayı tebrik ederek, "Bu sezon bizi sahamızda yenen ilk takım oldular. Çok iyi oyuncuları ve antrenörleri olan ve ne yaptığını bilen bir takım ile oynadık. Oyuncularımı ortaya koydukları mücadeleden dolayı tebrik ediyorum. Mağlup olduk ama son topa kadar oyunu kazanma şansımız vardı. Oyunun büyük bölümünde iyi basketbol oynadık. Burada bir parça tecrübe farkı ortaya çıktı." diye konuştu.

Ufuk Sarıca, sezon başında koydukları hedefler doğrultusunda ilerlediklerini aktararak, "Bugün de kazanabileceğimiz bir maçı kaybettik. Bundan gereken dersleri çıkartıp, Anadolu Efes ile yapacağımız maçı kazanıp en azından devreyi ikinci bitirmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Sarıca, maçın son bölümünde tribünlerden tepki alan eski öğrencisi Fenerbahçeli basketbolcu Ali Muhammed ile aralarında herhangi bir sorunun olmadığını da sözlerine ekledi.

Kaynak: Fanatik

ŞENOL GÜNEŞ : BEN KONUŞUNCA YANLIŞ ANLIYORLAR

QUARESMA İLE 2020'YE...

İŞTE BEŞİKTAŞ'IN OCAK AYI TRANSFER LİSTESİ





Ufuk Sarıca yönetimindeki Beşiktaş Sompo Japan Akatlar Arena'da karşılaştığı Gaziantep Baskebol'u 67 - 60 yenerek ligde tüm rakiplerine göz dağı vermeye devam etti.


Potanın Kartalları, Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nin 12. haftasında Gaziantep Basketbol ile karşılaştı. Takımımız, ligde on bir maçta dokuz galibiyetle ikinci sırada bulunuyor. Ekibimiz, geçtiğimiz hafta Banvit'i deplasmanda 69-80 yenmişti.

Akatlar Arena'da çok fazla taraftar desteğini arkasına alamadan maça başlayan Beşiktaş Sompo Japan takımının ilk saniyelerdeki düşük enerjisinin ilk periyot skoruna yansıması ve takımın sadece 11 sayı üretmesi Ufuk Sarıca'yı harekete geçirdi. Başarılı koçun yaptığı kenar hamleleri ve taktik anlayışı ile diğer periyotlarda maçı koparacak sayı gücünün bulması siyah beyazlıları galibiyete götürdü. Maçın adamı olan Earl Clark ilk devrede etkili olamamasına rağmen maçı 20 sayı 12 ribaunt ve 1 top çalma ile tamamlaması teknik ekibi mutlu eden başka bir etken oldu.


Mücadeleye Michael Thompson, Michael Roll, Muratcan Güler, Earl Clark ve Vladimir Stimac İlk beşiyle başlayan Beşiktaş Sompo Japan Takımı, çok fazla top kaybı ve hatalı yürüme yapılmasına rağmen birinci çeyreği 11-10 ve ilk yarıyı ise 31-24 önde tamamladı.


Maçı 67 - 60 kazanarak 12. haftada 10. galibiyetini alan Ufuk Sarıca ve öğrencileri Akatlar Arena'da ki yenilmezliklerini sürdürdüler. İknci yarıya damga vuran Earl Clark ve Vladimir Stimac'ın etkili oyunu ile maçı kazanmayı bilen Beşiktaş Sompo Japan Basketbol takımı bu galibiyet ile ligdeki iddiasını daha da arttırdı.


Maç sonu açıklamalarda bulunan Ufuk Sarıca kötü oynadıklarını kabul ederken, kötü oynarkende kazanmak bir meziyettir şeklinde açıklamada bulundu.

Siyahlabeyaz Özel

Beşiktaş Sompo Japan ile Tofaş arasında oynanan maçın bitimine doğru Bursa ekibinin oyuncusu Tony Crocker hem takımına hemde kendisine yakışmayan bir davranışta bulundu.


Bursa ekibinin oyuncusu Tony Crocker maçın bitmesine az bir süre kala yapılmaması gereken bir hareket yaparak ortamı kızıştırdı. Beşiktaş Sompo Japan ile Akatlar Arena'da oynanan son dakikada yapılan bir faul sonrası Bursa ekibinin Amerika'lı oyuncusu Siyah-Beyazlı Pankartı yerinden söktü.

Final periyodun da bitime 5.30 kala yapılan bir faul sonrasında potanın altında duran pankartı sökmeye çalışan Tony Crocker'a maçın hakeminden teknik faul çalındı.

Pozisyon sonrasında Siyah Beyazlı taraftarların çok büyük tepkisini aldı Amerikalı oyuncu. Beşiktaş Antrenörü ufuk Sarıca pozisyonda faul olmadığına itiraz ettiği için teknik faul aldı.

FIBA Şampiyonlar Ligi'nde 8. maçını bu akşam Beşiktaş Sompo Japan ile Proximus Spirou arasında oynandı. Maçın ardından Ufuk Sarıca galibiyet ve takımı hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.



Ufuk Sarıca'nın Açıklamaları;

‘’Tabi ki kazanmak önemli. Özellikle grupta bir veya ikinci sırayı almak istiyoruz. Ama oynadığımız oyundaki özellikle yüzdelerimiz ve maç içindeki ritim kaybımız düşündürücü. Bunun üzerine zaten konuşuyoruz. Yaptığımız antrenmanlar bugüne yansımadı. Umut ediyorum ki bundan sonraki maçlarda yansıyacak diye düşünüyorum. Felaket bir yüzdeyle hücum ettik. Öyle yerlerde atışlar kaçırıyoruz ki ritmin kırılmasına sebep oluyor. En kötü atış kaçırmasak faul atışı kaçırıyoruz. Bunun neticesinde de maçı kıracak noktaya getiremedik.

Kolay bir rakip yok. Sonuçta oynadığımız FIBA Şampiyonlar Ligi’nde ve Türkiye Ligi’nde her maçımızı dikkate alıyoruz. Bugün ribaunda da kötüydük. Maalesef bizden çok sayıda hücum ribaundu alarak bizim ritmimizi yine kırdı. Sonuç itibariyle galibiyetten dolayı mutluyuz. Ama üzerinde çalışıp hafta sonu çok daha iyi bir şekilde sahada olmamız gerekiyor.’’

Ufuk Kaan Karacan bugün Radyo programındaki konuğu Beşiktaş Sompo Japan basketbol takımının başarılı koçu Ufuk Sarıca ile Beşiktaş hakkında söyleşi yaptı.


Çok sevilen, çok önemli bir isim ile bugün programımızı gerçekleştiriyoruz. Önemli bir isim çünkü Türk basketboluna çok şey kazandırdı basketbol oynarken, önemli bir isim çünkü Türk basketboluna çok şey kazandırdı koçluk yaparken ve son zamanlarda Beşiktaş’la futbolda hissettikleri heyecanı basketbolda da sürdürüp, devam ettiriyorlar. Zira slogan haline de getirdiler “Güneş Ufuk’tan doğacak” şeklinde, bu pankartın hakkını sonuna kadar basketbolda veren bir isim ile beraberiz. Pek çoğunuz elinden çıkan o falsolu üçlüklerin potaya gidişini seyretmekle belki basketbolu bir kat daha fazla sevdiniz… Koraç Kupası en azından en azından benim yaşımda olan insanların basketbola olan ilgisini, alakasını arttırdı ve o takımın önemli parçalarından biri, Efes Pilsen’in eski adı ile ’15 numarası’ Aydın Örs’ün prenslerinden biri ama Beşiktaş’ın yeni koçı, yeni hocası Ufuk Sarıca bizlerle beraber.



UKK: Ufuk Sarıca deyince kafamda ilk canlanan şey “ya piyasa değeri aşağı yukarı olsa olsa 3 milyon €’yu bulan bir takımı aldı, sabırla o şehri basketbola inandırdı ve şampiyon yaptı ve büyük bütçeli şehir takımlarının arasından sıyrıldı… Daha sonra biz tamam deriz genelde ama yeniden başlama kararı aldınız. Bence bu yeni bir meydan okuma. Siz ne dersiniz bilmiyorum ama başarıya aç takımları özellikle mi tercih ediyorsunuz? Bu yeniden meydan okumanın, Beşiktaş’a yeniden gelmenin sebebi ne olsa gerek?

US: Şimdi tabi Beşiktaş önemli bir mecra ama senin söylediğin gibi o dönem Karşıyaka Üniversitesi’nde Efes’ten ayrıldıktan sonra bir süre görev almadım. Burada da benim karakterime uyan, benim kafamdaki oyun yapısına uyan basketbolu seven bir şehir bekliyordum. İzmir-Karşıyaka ifi geldiği zaman o vakit bu istediklerimden dolayı kabul ettim.



UKK: Heyecanlandınız yani?

US: Tabii ki heyecanlandım çünkü ben yaptığı işi tutku ile yapan bir adamım… Oyuncuyken de öyleydim, hissederek yapan bir adamım. Sonuçta Karşıyaka’da basketbol hep vardı, ben bunu biliyordum bunu hep söyledim. Biz oraya basketbolu getirmedik ama ne getirdik, biz oraya kararlı olmayı, hedef koymayı, hayal etmeyi, bunları hep beraber ekipçe ve taraftarlar ile birlikte yapmayı getirdik ve gösterdik. Dolayısı ile ondan sonra orada yaşanmış bir hikaye vardı yarım kalmadı… En son EURO LİG’e kadar çıktık ki, ben Karşıyaka’nın bugün baktığınız EURO LİG takımlarının dışında ülkede böyle bir İstanbul dışında kast ettiğimiz büyüklerin altında bir takım görülmemiştir, bunları başardık. Beşiktaş’la ilgili kısmı zaten biliyorsunuz daha önce ben oyunculuk dönemimde görev almıştım ama çok kısmet olmadı sakatlanmıştım. Böyle bir uhde zaten vardı, böyle bir teklif gelince burada olan tutkuyu bilirim yalanmışlığım var, son dönemde ki hadiseyi görünce tabii ki burada tekrar el ele verip bir şeyler başarabileceğimizi, tekrar yukarılara çıkabileceğimizi hissettiğim için böyle bir birleşim oldu. Şuan başlangıç itibari ile çok memnunuz, inşAllah devamı gelir.



UKK: Tabii söylediğiniz gibi yabancısı olmadığınız, çalıştığınız bir kulüp ama kısa sürede gelen sinerji camiayla hatta basınla yakaladığınız uyumu buna mı bağladınız? Çünkü çok kısa bir sürede zaten Beşiktaş Tamam dedirtti, böyle bir dikkat çekti.

 US: Yani bu bizim yine sahada ki tutumlu kararımızla olabilir, takımın gösterdiği performansla olabilir… Sağ olsun tabii birde insanların orada özel bir Beşiktaş taraftarının ben gelirken bana duydukları güven… Çünkü biliyolar ben hiçbir zaman hedefsiz bir iş yapmadım, olabildiğince konulabilecek hedeflerin daha yukarısını tercih eden bir insanım. Bunlar bileşince onlar da bize büyük bir güven duydular ve biz şimdi artık taraftarımızın dışında dışarıya, basına yazılı olarak, görsel olarak veya dışarıda olan mecralara saygı olarak dönüştürmeye başladık. Saygı duyulan, dikkate alınan ve herkesin artık bildiği bir şey var her maçı kazanmaya aday bir takım olarak görülüyoruz ama zaman kaybedebilirsiniz bunlar önemli değil, sporda oluyor. Ama biliyorlar ki bu takım hiçbir maçı bırakmaz, hep içindedir… Bu oluşumun, birleşimin daha çabuk kaynaşmanın daha çabuk olmasını sağladı… Buna bağlayabiliriz diye düşünüyorum.



UKK: Hocam aslında ben hep şunu savunurum sporda özellikle; bizde basın tarafında olduğumuz için arz talep dengesi yanlış konumlandırılmıştır. Halk istemiyor ki ben hep futbol çekiyorum, halk istemiyor ki ben manşete basketbol vereyim… Halbuki bu yalandır. En büyük örneği son yıllarda aslında Fenerbahçe tarafında var. Obradovic diye bir hoca geldi ve insanlar salon doldurmaya, basketbol izlemeye, konuşmaya başladılar. Beşiktaş’ta da aslında Ufuk Sarıca’nın tutkusu ve Beşiktaş’la birleşmesi, geçmişinin Beşiktaş’la olması bende biraz bu duyguyu tekrar canlandırıyor. Bir maç söyleyeceğim belki hatırlarsınız, Partizan maçı… Farkın on sayıya indiği anda, siz bir anda salonda taraftara dönüyorsunuz ve tepki vermelerini, ıslıklamalarını söylüyorsunuz. Aslında orada şu var; basketbol kültürüne çok aşina olmadığı için seyirci, siz onu adapte etmeye çalışıyorsunuz… Böyle bir misyon yüklediniz mi kendinize yada bütün bu söylediklerim hakkında ne düşünüyorsunuz?

 US: Doğru tespitler yapmışsın, tabii ki yükledim. Var zaten üzerimde böyle bir misyon ama bizim burada yaşanmışlıkları bir kenara bırakıp tekrar yani bir bebek yeniden yürümeye başlıyor, koşmaya başlayacak… Çünkü iki senedir boş kalan bir salon var… Demin söylediğiniz örnekler doğru, basketbol çok izlenir ve takip edilir. Özellikle de üç büyüklerde sponsorlarda canlanan, başarıya giden bir hal aldı, eskiden böyle değildi belki. Ama şöyle bir gerçek var bunlar biraz da başarı ile alakalı. Yani ben biliyorum ki Beşiktaş taraftarı çok vefakar, cefakar taraftardır ama bir yerde de devamlı sahada olan o heyecanı yakalayamıyorsan veya bir başarısızlık varsa ebette izlenmede bir azalma oluyor. Biz bunu tekrar canlandırdık, şimdi de senin söylediğin gibi biraz daha oyuna müdahale olabilme kısımlarında coşkumuz, şarkılar, türküler çok güzel ama basketbol oyunu çok enteresan ve bu salonda buna çok yatkın. Oyunun bazı parametreleri var o bölümlerde taraftarımızın takım ile birlikte hareket etmesi gerektiği için öyle bir hareket yaptım. Onunda dönüşü çok güzel oldu, eşlik ettiler ve cevap verdiler. Bunlar olacaktır ben hep söylüyorum yani taraftar bu takımın bir parçası, halkası, en küçük aile diyebileceğimiz oyuncular… Bu halkalar ne kadar büyürse, o kadar sağlam oluruz.



UKK: Böyle bir rolünüz olduğunu kabul ediyorsunuz?

US: Olması lazım tabii ki birilerinin bunu yapması lazım.



UKK: Bir de şu var aslında taraftarı konuşmuşken duyuyorsunuz, manşette de çıkıyor belki çokta hoşunuza gidiyor… Güneş Ufuk’tan doğar… Yani Şenol Güneş ve Ufuk Sarıca’nın isimleri Beşiktaş’lının sloganı haline geldi. Aslında bu da fena bir sinerji gibi durmuyor, ne dersiniz?

US: Valla çok güzel tabii. Bunları böyle beraber hissetmek, özellikle şimdi yeni bir konu açıldı ya futbol takımımızı, Şenol hocamızı da ben çok tebrik ederim geçen sene yapılanlar ve bu sene devam eden süreç için… Çok başarılılar, geçen sene birçok maçı dışarıda oynadılar bunlar kolay şeyler değil. O sinerjiyi yakalamak zor ama taraftar görüyor futbol takımında olan kazanımlar sadece iyi oynamakla olmuyor. Bu bizde de oluyor her gün iyi oynayamıyorsunuz. İki günde üç günde bir maç oynanıyor, sonuçta oyuncularda makine değil her gün aynı şutları sokamıyorlar veya her gün aynı ortayı açamıyorlar.



UKK: Bu sinerji ile alakalı ne dersiniz yani hocam?

US: O çok hoş bir durum. Bir kulübün hep beraber bu şekilde hissetmesi, taraftarına hissettirmesi, taraftarının bu şekilde sloganlarla oyunculara bu şekilde hissettirmesi onlarda da var, bizde de var, yabancı oyuncumuz var, bunları gördükleri zaman soruyorlar, öğrenmeye çalışıyorlar ve o zaman orada ki aile, o büyük aile işte benim dediğim kavrama gidiyorsun… Bunu yapanlar da her zaman çok daha başarılı oluyor.



UKK: Ailemin iki farklı bireyi yan yana geldiler mi diyeceğim ama sorunun cevabını biliyorum zaten, çünkü siz fazla karada durmuyorsunuz keza Beşiktaş’ta öyle… Yine de sormuş olayım ben.

US: Bir araya gelemedik. Yani onlardan bizim maçlarımıza gelenler oldu, biz onlara gidiyoruz zaman zaman ama bu yoğunlukta dediğiniz gibi oturup bir beraberlik olmadı henüz.



UKK: Hocam siz proje koçusunuz ve başarıyı sezonlara göre planlıyorsunuz. Bu planlara göre Beşiktaş’a bir şampiyonluk hesabı kuşkusuz yaptınız. Siz çünkü olduğunuz yerde bir iddia da koyuyorsunuz ortaya, nasıl bir plan yaptınız?

US: Bunu net matematik hesabı yapar gibi yapamıyorsunuz… Tabii ki orta uzun vadede, kısa vadede planlar yapıyoruz. Benim için önemli olan sezon başlangıcıydı ve biz bunu başarabildik. Şuana kadar geçen süreçte galiba on üç tane resmi maç oynadık hazırlık maçlarını saymadan, on bir tanesinde galip geldik ki Avrupa’da kırk takım arasında namağlup olduk bu önemli bir şey. Bizim bu işte o sinerjiyi yaratabilmek, insanlara tekrar ilgiyi çekebilmek… Çünkü bir ölü toprağı vardı basketbolda, bunun çeşitli sebepleri var ama ben o sebeplerle ilgili konuşmak istemiyorum. Bunu yapabilmek için böyle bir starta ihtiyacımız vardı ve biz bunu yapabildik. Şimdi bunun devamı nedir? Bir kere oynadığımız Şampiyonlar Ligi’nde bizim son sekiz, son dörde Final Four yapılacak ve oralara aday bir takım yaratmak istiyoruz ve bu yolda ilerliyoruz.



UKK: Şu an için erken değil mi hocam?

US: Şu an için erken çünkü daha grup aşamasındayız, daha oynayacağımız sekiz tane sadece bu grupta maç var, bundan sonra çeyrek final vs. var. Oralara geleceğiz çünkü ben şuna inanıyorum bir plan yaparsınız, bunların bazılarının şaşma oranı vardır ama yolda kazanımlar vardır… Yolda kazanımlar çok önemlidir. Bizim bu başlangıcımız bize yolda kazanımlar getirecek bir başlangıç. Hem güven olarak, hem daha fazla kalabalık olma anlamında, bu bize yolda kazanım getirecek başlangıç ve inşAllah daha fazla kazanacağız.



UKK: O zaman bu noktada Ufuk Sarıca’nın alamet-i farikasını sormam lazım çünkü siz Karşıyaka’ya gittiğinizde belki sizden başka kimse şampiyonluğa inanmıyordu. Tamam tutkulu bir koç var, iyi gidiyor basketbol ama şampiyonluğu kimse beklemiyordu. Bize de sorsaydınız bizde başka takımlar şampiyon olur diye isim verirdik. Şimdi Beşiktaş için ne düşünüyorsunuz? Tamam arkanızda çok büyük bir taraftar var, arma var, camia var ama sizin o yolda kazanım dediklerinizin altını biraz açarsak çok seviniriz.

US: Yolda kazanım dediğim bir kere takımın, oyuncuların güveni, kamuoyuna verdiğimiz mesajlar, taraftarımıza ve kulübümüze verdiğimiz mesajlar… Şimdi o Pınar Karşıyaka’da olan hadise üç senenin sonunda gelmiş bir hadiseydi ve dolayısıyla hem yolda kazanımlar hem de yolda eklemeler yaptık ve boşlukları tamamladık ana makineyi sağlam tuttuk sonra değişimler yaptık. Ben ilk gittiğim sene hiç oyuncu yoktu ama şuan on bir on iki tane oyuncu var. Buraya baktığınız zaman şampiyonluk tabii benim de hedeflerim arasında ama hemen direk bu sene şampiyon oluruz demek çok kolay değil, çok gerçekçi de değil. Biz oraya adayız. Şimdi aday olunca ne oluyor? Buralara oynarken o yolda kazanımlarla siz bir anda bakıyorsunuz bir sene final oynayabilir aynı zamanda kaybedebilirsiniz ama bu ne demek ikinci sene gerekli takviyeleri yaptığınız şekilde, büyüttüğünüz taktirde o şampiyonluk size bir sonraki sene gelecektir. İlk sene biz Pınar Karşıyaka’da kimse inanmazken üçüncü sene şampiyon olduk ama Avrupa Kupa’sında maç oynadık ve ben orayı Final Four’a aday olarak göstermiştim. Orayı ve oyunları hep buna inandırmaya çalıştım. Bu sene farkımız yok, bunu anlatmaya çalışıyorum. Belki yapabiliriz belki yapamayız ama bizim hedefimiz buralar. Yapamazsak da oraya gidemezken yapamaz olalım. Yani bu önemli değil çünkü o bir eşik, bu işi oyunculara da geçirmek lazım. Bugün baktığınız zaman Galatasaray, OdeaBank, Fenerbahçe,Doğuş, Anadolu Efes… Çok zor rakipler var. Euro Lig için kurulmuş kadrolar, çok genişler. Ama biz bunları bir kenara bırakıyor, bir mazeret olarak görmüyoruz ve diyoruz ki biz hep bunlara aday olalım. İşte Darüşşafaka’yı yendik, Galatasaray’ı yenebilirdik son bir iki dakikada kaybettik. Önemli olan bunları yapabilmek. Bunları yaptığınız vakit sonuçta bir hedefe varacaksınız. Söylemek gerekirse biz her maçı kazanmak için sahaya çıkıyoruz ve bundan sonra da çıkacağız. Umut edelim ki hem Avrupa’da hem de Türkiye’de sezon sonunda çok iyi yerlerde olacağız.



UKK: Araya bir tane gazetecilik sorusu sorayım. Beşiktaş’ta olan görevinizi konuşuyoruz ama Milli Takım bir yandan koç arayışlarını sürdürüyor ve listede sizin adınızın da yazılı olduğu söyleniyor. Tam böyle yeni hedeflere odaklanmışken bu durum Ufuk Sarıca’yı nasıl etkiliyor? Yani böyle bir şey var mı diye sorsam yok diyeceğiniz için ben psikolojik tarafını merak ediyorum.

US: Yani şimdi var da yok… Şöyle var, konuşuluyor evet okuyorsunuz yakıştırmalar, çizilmeler bunlar var ama resmi yazılan bir şey yok. Sonuç itibarı ile tabii ki Milli Takım çok gurur verici bir durum her Türk koçu Milli Takım koçu olmak ister, manevi olarak çok memnun edecek bir hadise. Bir gün mutlaka yapacağım. Zaten üç senedir yardımcı antrenörlük yapıyorum ama şuan ki Milli Takım koçluğu için bu isimler kadar başka şeyler de konuşuluyor. İşte Milli Takım antrenörü takım çalıştıramaz gibi. Bunlarla ilgili net bir karar yok. Bunların çözülmesi, net olmak lazım. Hedef olarak ne koyacağız bu konuşulmalı. Tabii ki ben bir gün Milli Takım çalıştıracağım hedeflerim arasında var. Şuan kulüp takımı ile Milli Takım bir arada olursa neden olmasın? Şahane olur. Bu bana artı bir sorumluluk yükler ama ben zaten üç senedir böyle çalışıyorum. Öbür tarz da bir teklif gelirse şuan tabii ki çok kolay değil.



UKK: Bu arada o zaman evi gözden çıkarmış olursunuz hocam çünkü kaç günde bir seyahat ediyorsunuz hocam, sizi yakalamak için baya zorlandık. (Gülüyor)

US: Ben de unutuyorum valla yarın oyanacağız, pazartesi gideceğiz oradan çarşamba geleceğiz, Perşembe Balıkesir’e gideceğiz… Ama bu süreç bizim hayatımızın bir parçası artık. Milli Takım olsun veya olmasın yaşam şeklimiz, benim ve ailemin basketbol olmuş durumda. Onun dışında olan hayatı ona göre entegre etmemiz gerek.



UKK: Bir taraftan da Hidayet Türkoğlu’na bakış açınızı bildiğimiz, için iyi anlaştığınızı bildiğimiz için bizim kulağımıza cazip geliyor. Beşiktaşlıları çok kızdırmayalım bu konu ile alakalı. Başkan Fikret Orman’ın basketbol ile çok ilgili olduğunu biliyoruz. Nasıl ilişkiniz, çok sık görüşür müsünüz? Onun Ufuk Sarıca projesine bakış açısından memnun musunuz? Ne düşünüyorsunuz?

US: Şimdi başkanımız Fikret bey benim zaten daha önceden dostluğum olan, konuştuğum ve görüştüğüm bir insan. Tabii ki bu beraberlik ile beraber onun da burada olan isteği heyecanı benim için çok önemliydi. Çok sık telefonla görüşüyoruz, her dakika belki yüz yüze olamıyoruz ama o proje başlangıcında da çok destekliyordu şuan da belki biraz daha içinde olacak. Çeşitli işlerden dolayı her zaman gelemiyor ama daha bugün konuştuk ve yarın olan maça geleceğini söyledi. Bu tabii başta bende sonra takımın üzerinde, bütün ekibin üzerinde çok olumlu bir etki. Onun ile beraber diğer yönetim kurulu üyelerimiz de yavaş yavaş maçlara gelmeye başladılar. Bunlar az önce sizin söylediğiniz sinerji ile ilgili hadiseler. Onun bakış açısı çok güzel hatta salon ile ilgili devamlı bana bir salon yapalım hocam, salon yapacağız hocam diye telkinlerde bulunuyor. Bu da benim çok hoşuma gidiyor çünkü futbol stadından sonra bir güzel bir salonun Beşiktaş’a çok büyük bir değer katacağını düşünüyorum. Fenerbahçe ile ilgili demin söylerken tabii ki koçunun ve takımın başarı ile ilgisi var ama salonun, o yapının da çok önemli etkisi var. İnsanlar oraya çok medeni bir şekilde gelip maçları izliyorlar, Euro Lig maçları doluyor, taşıyor. Bu bence önemli bir hadise ve bunu da yapabilirsek Beşiktaş’a bir değer daha katmış olacak.



UKK: Kesimlikle. Oyuncuların gözünden nasıl bir koç olduğunuzu düşünüyorsunuz? Ben aslında alamet-i farikayı sormuştum ya, bir iki tane cevap aldım, zihnime yerleşti, inşAllah dinleyicilerimiz de anlamıştır. Ama Ufuk Sarıca’yı nasıl bilirler?

US: Yani oyuncular ile benim aramda aslında çok dostça, arkadaşça bir ilişki var. Yani onlar bilirler ki benim kapımı çalmadan girip her türlü dertlerini saha içi ve saha dışı anlatabilirler. Çok sık şakalaşırız, bende oyunculuktan geldiğim için bilirim ve oyuncunun ne yapacağını da hissederim çoğu zaman fakat orada ince bir çizgi var. Bunu da ben yenilere bazen konuşarak bazen de uygulamada gösteririm. Sahanın içinde, antrenmanda veya maçta bizim belli kurallarımız vardır. Bu kuralları arkadaşlık, dostluk çiğneyemez çünkü onlar yapılması gerekenlerdir. Ben bunları anlatmaya çalışıyorum, oyuncularım beni böyle bilir diye düşünüyorum. Biraz tutkumu, hırsımı da bilirler. Daha başka da ne söyleyebilirim bilmiyorum, daha fazlasını onlardan alabilirsin.



UKK: Peki hocam son bölümde daha değişik, sahanın ve mesleğin dışında kısa soru ve kısa cevap rica edeceğiz sizden. Ben sizinle sohbet ederken aklıma gelen bir şey mesela; Ufuk Sarıca herhalde bir seslendirme sanatçısı olabilirmiş? Bir film veya bir aktör seslendirme tercihiniz olur muydu?

US: Öncelikle teşekkür ederim. Sesim ile ilgili açıkçası, güzel şeyler duyuyorum ama bir aktörü seslendirmek ile ilgili ilk defa böyle bir soru aldım. Baba filminde Al Paçino’yu seslendirmek güzel olabilirdi.



UKK: Şöyle güzel bir filmde oynamak ister miydiniz?

 US: Mutlaka iyi bir projede, iyi bir filmin içinde değerli aktörler ile olmak tabii ki çok güzel olurdu…



UKK: Ne tarz filmler tercih edersiniz, ne tarz filmler izlersiniz genelde?

 US: The Godfather serisini defalarca izledim. Gerilim filmlerini seyretmekten hoşlanıyorum. Ama vakit her zaman olmuyor.



UKK: Saat merakınızı duydum. Bize saat konusunda bir tavsiyeniz varsa dinleriz yani saat zevki olan insanlar çok farklı insanlardır. Dergilerde köşeleri vardır. Şimdi eminim bu sözü duyan dinleyiler sizin internetten sizin saat fotoğraflarınızı araştırmaya başlayacaktır.

US: Saatte herkesin zevki başka… O dergilerde okuduğunuz kadar görüş bildirecek kadar profesyonel değilim. Ben şöyle söyleyebilirim; iri saatler takmaktan hoşlanıyorum. Saat bence bir erkek için önemli bir aksesuar en azından ben öyle düşünüyorum. Mümkün olduğunca saatsiz antrenmana da, dışarıya da çıkmam, saat unuttuğum zaman telefonu yada arabanın anahtarını unutmuş gibi hissediyorum.



UKK: Bir de ben bir kere elinizde tesbih görmüştüm ama meraklı mısınız bilmiyorum.

US: Tesbih değildir, bilekliktir. Tabii çok ufak bir koleksiyonum var ama aşırı ilgili değilim.

Beşiktaş Sompo Japan, FIBA Şampiyonlar Ligi'ndeki 7, maçında MHP Riesen Ludwigsburg ile karşılaştı.


Beşiktaş Sompo Japan, rakibine 89-83 mağlup oldu. Bu skorla Beşiktaş, FIBA Şampiyonlar Ligi E Grubu'ndaki ilk yenilgisini aldı. (6 G, 1 M)

Takımımız mücadeleye Michael Thompson, Michael Roll, Erkan Veyseloğlu, Earl Clark ve Vladimir Stimac ilk beşiyle başladı.

Takımımız mücadeleye Vladimir Stimac’ın 2 sayılık basketiyle başladı. İlk 2 dakika MHP Riesen Ludwigsburg’un 4-2’lik üstünlüğüyle geçildi. Michael Roll, 3 sayılık basketiyle farkı 1 sayıya indirdi. (6-5) Takımımız birinci çeyreğin son 5,5 dakikasına 8-7 geride girdi. Michael Roll, 3 sayılık basketiyle 10-8 yaptı. Michael Roll ile sayılar üreten ekibimiz, çeyreğin bitimine 3,5 dakika kala skoru 15-11 yaptı. Ardından Earl Clark, 2 sayılık basketiyle skoru 19-13'e getirdi. Beşiktaş Sompo Japan Takımımız birinci çeyreği 23-21 önde tamamladı.

Ekibimiz ikinci çeyreğin ilk 1,5 dakikasını 28-24 önde tamamladı. Michael Roll, 2 sayılık basketiyle farkı 5 sayıya çıkardı. Takımımız ilk yarının son 5 dakikasına 39-32 önde girdi. Kenan Sipahi'nin asistinde Michael Roll 3 sayılık basketiyle skoru 42-37 yaptı. Ekibimiz ilk yarının son 3 dakikasına 45-40 önde girdi. Beşiktaş Sompo Japan Takımımız ilk yarıyı 51-46 önde tamamladı.

İlk yarıda en skorer oyuncumuz 17 sayıyla Michael Roll olurken onu 11 sayıyla Kyle Weems ve 8 sayıyla Earl Clark oldu.

Ekibimiz ikinci yarıya Earl Clark'ın 2 sayılık basketiyle başladı. Takımımız üçüncü çeyreğin ilk 3 dakikasını 55-49 önde tamamladı. Earl Clark, 2 faul atışını sayıya çevirdi. (59-54) Siyah-beyazlılarımız üçüncü çeyreğin son 4 dakikasına 61-56 önde girdi. Üçüncü çeyreğin son 1,5 dakikasına 62-62'lik eşitlikle girildi. Beşiktaş Sompo Japan Takımımız üçüncü çeyreği 67-64 önde tamamladı.

Siyah-beyazlılarımız son çeyreğe Earl Clark'ın 2 sayılık basketiyle başladı. Kyle Weems, 2 sayılık basketiyle skoru 72-70 yaptı. Son 4,5 dakikaya 76-76'lık eşitlikle girildi. Ardından ekibimiz son 2,5 dakikaya 80-76 geride girdi. Maç 89-83 sonucuyla bitti.

Beşiktaş Sompo Japan’ın başantrenörün Ufuk Sarıca'dan gündeme dair ve takımı için çarpıcı açıklamalarda bulundu.


FIBA Şampiyonlar Ligi’ndeki 6 maçını da kazanarak yenilgisiz tek takım olan, ligde de 8’de 6 yapan Beşiktaş Sompo Japan’ın başarılı coachu Ufuk Sarıca, verdiği özel röportajda kısa sürede mücadeleci bir takım yarattıklarını dile getirdi.

44 yaşındaki başantrenörün açıklamaları şu şekilde:

‘HAYALİMİZ KUPA’

“Şampiyonlar Ligi’ne iyi başladık. Hayalimiz şampiyonluk ama adım adım düşünmek gerek. 40 takımın arasında namağlup tek ekip olmak önemli. Her maçta son topa kadar içeride olacağız. Taraftar biliyor ki; Beşiktaş hiçbir maçı bırakmaz, sonuna kadar mücadele eder.”

‘FUTBOL TAKIMI TARİH YAZDI’

“Burası Beşiktaş. Bu nedenle ister Euroleague’de mücadele edin isterse bütçeniz çok düşük olsun, yine de tek hedefiniz şampiyonluk olmalı. Mesela futbol takımımız da bizim gibi Şampiyonlar Ligi’nde yenilgisiz. Bu güzel bir tesadüf. Son Benfica maçında da 3-0’dan 3-3’ü yakaladılar. Taraftar takımı ayağa kaldırdı. Tarihi bir maçtı. Kulübün karakterinde savaşmak var. Başarımızın en büyük nedeni aile olmak. Başkanımız Fikret Orman maçlarımıza geliyor. Desteği büyük.”

‘TARAFTARIMIZ ENTELEKTÜEL’

“Taraftarımız çok entelektüel ve yaratıcı. Ben Akatlar Arena’da tarihi maçlar izledim. Son maça kadar yanımızda olmalarını temenni ediyorum. Karşılıklı güven var. Burayı kale haline getirelim. Salonumuz doluyor ama artık her maçı boş yer kalmadan oynamak en büyük arzumuz.”

‘EUROBASKET BİZİM İÇİN ARAÇ OLMALI’

“Jenerasyon konusunda bir sıkıntımız var. EuroBasket 2017 bizim için hedef mi, yoksa jenerasyon atılımı mı, buna karar vermeliyiz. Yeni bir şeyler ortaya koymalıyız. Altyapılardaki elit 6-7 oyuncu ve 2 yabancıyla farklı bir ligde mücadele edecek bir takım oluşturulabilir mesela. Bunlar 2 sene sonra takımlarına da farklı dönerler. Ancak bu şekilde gençleri A takımlara, A Milli Takım’a monte edebiliriz.”

‘MİLLİ TAKIM’I ÇALIŞTIRACAĞIM’

“A Milli Takım için bana resmi olarak bir teklif gelmedi. Bu herkes için büyük bir gururdur. Bana da eğer böyle bir teklif gelirse, zamanlama ve şartlar da uygun olursa büyük bir gururla kabul ederim. Şu an kulübümle süren bir sözleşmem var. Ancak bir gün Milli Takım’ı çalıştıracağım. Bunu biliyorum.”

Kaynak: HTspor

FIBA Şampiyonlar Ligi 7. maçında MHP Riesen Ludwigsburg ile karşılaşcak Beşiktaş Sompo Japan takımımız Almanya'ya hareket etti.


Deplasmanda zorlu mücadeleye çıkacak Beşiktaş Sompo Japan bugün öğle saatlerinde Atatürk Havalimanı'nda THY ait uçak ile Almanya'ya uçtu.

FIBA Şampiyonlar Liginde yenilgisiz devam eden Beşiktaş Sompo Japan baş antrenörü Ufuk Sarıca Almanya'ya giden kadroya şu oyuncuları dahil etti.

Erkan Veyseloğlu
Doğan Şenli
Kenan Sipahi
Sertaç Şanlı
İlkan Karaman
Şafak Edge
Michael Thompson
Michael Roll
DJ Strawberry
Kyle Weems
Earl Clark
Vladimir Stimac

Galatasaray maçı dışında fire vermeyen Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'de Ufuk Sarıca ile birlikte Akatlar'a gelen her rakibini eli boş göndermeye devam ediyor. 8. haftada Demir İnşaat B. Çekmece'yi ağırlayan siyah beyazlılar karşılaşmadan 87-81 galip ayrıldı.

Beşiktaş Sompo Japan, Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nin 8. haftasında Demir İnşaat Büyükçekmece Basketbol ile karşılaştı. Saat 14:00’da BJK Akatlar Arena’da oynanan mücadelede siyah-beyazlılarımız, geride kalan 7 haftada 5 galibiyet elde etti.

Takımımız mücadeleye Michael Thompson, Michael Roll, Erkan Veyseloğlu, Earl Clark ve Vladimir Stimac ilk beşiyle başladı. Etkili bir oyun sergileyen Beşiktaş Sompo Japan Takımımız ilk yarıyı 49-40 önde tamamladı. İlk yarıda en skorer oyuncumuz 20 sayıyla Vladimir Stimac olurken onu 7 sayıyla Erkan Veyseloğlu ve 6’şar sayıyla Earl Clark ve Michael Roll takip etti.

İkinci devresinde de istediği oyunu kabul ettiren Beşiktaş Sompo Japan Takımımız, Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nin 8. haftasında Demir İnşaat Büyükçekmece Basketbol’u 87-81 mağlup etti.

Siyahlabeyaz

Beşiktaş Sompo Japan Takımımız, bu sabah yaptığı antrenmanla GS Odeabank maçının hazırlıklarını tamamladı.


Abdi İpekçi Spor Salonu'ndan Baş Antrenörümüz Ufuk Sarıca yönetiminde yapılan antrenman 1 saat sürdü.

Siyah-beyazlılarımız, antrenmana ısınma ve stretching hareketleriyle başladı.

Ardından kısa bir süre taktik çalışması yapan takımımız, daha sonra değişmeli olarak şut çalışması gerçekleştirdi.

Antrenman stretching hareketleriyle sona erdi.

Hazırlıklarını tamamlayan Beşiktaş Sompo Japan Takımımız, bu akşam 20.00'de GS Odeabank ile karşılaşacak.

Hürriyet gazetesi yazarı Kenan Başaran bugünkü köşe yazısında Beşiktaş Sompo Japan'ın hocası Ufuk Sarıca'yı yazmış...


İşte Başaran'ın Ufuk Sarıca'ya "beyaz gölge" dediği köşe yazısından öne çıkan satırlar:

"TRT'de 80'lerde izlediğimiz 'Beyaz Gölge' dizisinin memlekete basketbolu çok sevdirdiği malum. 90’lardaysa Beyaz Gölge’nin yerini gerçek bir gölge aldı: Efes... F.Bahçe, G.Saray ve Beşiktaş’ın basketbolu rölantiye aldığı yıllarda Türkiye, Efes’in renklerinde birleşti. Naumoski, McRae, Ufuk Sarıca, Volkan Aydın ve Tamer Oyguç’lu kadro, ezberimdeki tek basketbol kadrosudur. Ufuk Sarıca, şimdi koç olarak Beşiktaşlılara basketi sevdiriyor. Dar bütçeli ve büyük yıldızları olmayan bir kadroyla lig ve Avrupa’da yürüyor. Ligimizden daha kolay gözüken FIBA Şampiyonlar Ligi’nde mutlu son görme şansı yüksek. Aslında mesele ‘mutlu son’ değil, ‘mutlu başlangıç’... Beşiktaş Sompo Japan’ın galibiyeti kutlama biçimi, Sarıca’nın sosyal medya paylaşımları... Demek başarıya sadece ‘otoriter’ bir yönetimle gidilmiyormuş. Sarıca’yı fena halde Beyaz Gölge’nin Koç Reeves’ine benzetiyorum. Onun başarısı, ‘arkadaşça’ bir tarzın da kazanabileceğini göstermesi açısından önemli olacaktır."

Kenan Başaran ayrıca Beşiktaş'ya yaşanan genetik devrime de şu sözlerle değinmiş:

"Beşiktaş, altyapıda Türkiye’de bir ilke imza attı. Marmara Üniversitesi ile daha önce yapılan protokol hayata geçirildi. 2002, 2003, 2004 ve 2005 yaş grubu oyuncularının genetik haritası çıkarıldı. Altyapı sorumlusu Metin Albayrak, M.United’ın uygulamayı A takıma da taşıdığını söylüyor.

Genetik haritayla her oyuncunun fiziksel yapısı öğreniliyor. Misal, ağır olan bir orta saha oyuncusu, genetik haritasına göre çok güçlü olduğu ortaya çıkınca, ön liberoya alınmış. Önemli olan bilgiyi kullanabilecek marifetli hocalar olması. Albayrak, 4 yeni performans hocası aldıklarını belirtiyor."

Kaynak: Hürriyet