Menü

Futbol

Tüm Videolar

Basketbol

Vodafone Arena

Taraftar Köşesi

Voleybol

Hentbol

Video

Yazarlar

Tüm Beşiktaş Haberleri

» » » » » » » » » » Bilet fiyatları çok yüksek!


siyahlabeyaz 22:37:00 0

Avrupa'da yaşamın ve futbola bakış açısının geçim standartları ile doğru orantısını anlatan Beşiktaş sevdalısı yapımcı Selim Ünel, “passo’yu protesto ediyorum” diye semtteki mekanlarda maçtan daha çok para harcayarak yanlarında yer almayan dostlarının bilet fiyatlarına bakış açısını anlattı.


Yazının başında peşinen söyleyeyim eski tabiriyle kapalı üst yeni adıyla kategori 5’ten kombinem var. Kombineyi de daha İnönü stadına kazma vurulmadan önce, “passolig çıktı, bana ne, ben oynamıyorum ya…” demeden aldım. Vodafone Arena’ya topraktan girenlerdenim. Topraktan girdiğimiz yuvamıza kavuşuncaya kadar da Zulümpiyat’ta eziyetin bin türlüsünü çekip maç kaçırmadan 2 sene gittim geldim. Yanlış anlaşılmasın Başakşehir’de Kayaşehir’de falan oturmuyorum. Üsküdar’dan, Beşiktaş’tan gittim geldim. Benim gibiler bu eziyeti çekerken, yuvamıza döndüğümüzde biletlere paso masso demeden saldıran ve fiyatlar yüksek olduğunda sesi yüksekten çıkan bir çok ağabeylerimizin, kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın da “passo’yu protesto ediyorum” diye semtteki mekanlarda maçtan daha çok para harcayarak yanımızda yer almayışlarının üzüntüsünü yaşadım. O iki buçuk sene gördük ki Beşiktaş sevgisinin etkilendiği ve tetiklediği pek çok farklı şey varmış renkdaşlarımızda.

Bu uzun girizgahtan sonra asıl meseleye gelelim: “Bilet fiyatları çok yüksek!”

Evet yüksek, doğrudur. Ve bundan sonraki senelerde de giderek yükselecektir. Müşteri değil, taraftar olalım, bu da doğrudur. Ama biraz da gerçekleri konuşalım. Son yıllarda ne yazık ki bir kısım taraftarımızı bir Aziz Yıldırım taraftarı sendromunda görüyorum; her sene şampiyonluk her sene yıldız oyuncu transferi, sürekli rakiplerle kavga. Çoğunluk takım olmayı, altyapıyı ve Beşiktaş duruşunu doğuran değerleri önemsemez oldu. Özellikle Yıldırım Demirören’in Aziz Yıldırım’la girdiği sidik yarışı, birçoğumuzun Beşiktaş taraftarı kimyasını bozdu. Bu rüzgarı da arkasına alan yöneticilerin yaptıkları özellikle finansal ve etik yanlışlardan dolayı yeniden ayağa kalkışımızın 4 sene sürdüğüne sanırım kimsenin itirazı olmaz. İçimizde hala kimyasını düzeltememiş ciddi bir kalabalık olduğu görülüyor. Her sene bir Querasma, Talisca gelsin, her sene gurbetçilerden bir Oğuzhan, Tolgay bulunsun, Cenk bizi kesmiyor 35 yaşında da olsa milyonlarca euro döküp Gomezler alalım. Çoğumuz üst üste başarıları yakaladığımız yılların yıldızlarını unutmuş ne yazık ki. O zamanlar yıldızlarımız değil yıldız takımlarımız olurdu. Atom karınca mı yıldızdı, Takoz Recep mi? Hayır, onlar MAF’la birleşince yıldız takım ortaya çıkıyordu. Giunti mi yıldızdı, Kaaan Dobra mı, kaptan Tayfur mu? Hayır, onlar İlhan Mansız, Tümer ve Sergen’le birleşince takım yıldız oluyordu. Şimdi bu geçmişimizi unutup yukarıda yazdığım taleplerde bulunan güzel kardeşim, sen ya matematik bilmiyorsun ya da Beşiktaş’ı falan sevmiyorsun yalnızca başarıya ve güce tapıyorsun. Talisca kiralık geldiği kulübünün hocasıyla kavgalı olmasa sen nereye alıyorsun! 20 milyon euro yalnızca bonservis verilmesi gerekecekti. En son Emre Mor’un da yıldızı parladığı anda bize geleceği konuşuldu ya en çok ona güldüm. Bir kere baştan adını net koyalım; hiçbir Türk futbol kulübü yakın gelecekte -hatta bence hiçbir zaman- finansal açıdan bu statüye gelemez. Çünkü bizde anlayış farklı; yetiştirmiyoruz, üretmiyoruz, yapıcı eleştirimiz yok ve sabredemiyoruz.

Şimdi bu konuyu şu çok yüksek bilet fiyatlarıyla bağlayalım artık. Hatırı sayılır bir taraftar kısmının talepleri yukarıdaki gibi. Yani bir Avrupa kulübü düşünürsek bizim de bir Liverpool olmamızı istiyorlar. Pekala, olalım, ben de isterim. Ülkenin İngiltere ile kıyaslandığında yabancı hatta Türk de olsa bir futbolcu için caziplik karşılaştırmasını yok sayarak yorum yapıyorum. Zira o faktör işin içerisine girdiğinde zaten baştan 5-0 yeniğiz. İngiltere’de, örneğin bir garsonun saatlik -asgari ücretle belirlenmiş- yaklaşık 7 pound üzerinden aylık toplam alın teri karşılığı geliri 1.100 pound dolaylarında. 2 hafta sonra Liverpool’un Anfield’da oynayacağı maçın en ucuz bilet fiyatı 100 pound. Yılbaşı günü yine içeride oynayacağı City derbisinin ise en ucuz bileti 230 pound. Yani orada Liverpool’u hiçbir zaman yalnız yürütmeyecek bir taraftar böyle 2 maça gitse aylık gelirinin yaklaşık %35’ini kulübün kasasına bırakmak zorunda. Bizim semtteki garsonlar (şefler ve onun bir altı değil) ayda en az 2.000 lira cebe koymasınlar 2. aya hiç birini bulamazsın. Aynı statüde ve aynı koltuk değerinde 2 Beşiktaş maçına gitseler, verecekleri bilet parası 200 lira; gelirlerinin yaklaşık %15’i diyelim yuvarlakça. Üstelik çoğu Beşiktaşlı ve Beşiktaş sayesinde ekmek parası kazanıyorlar ama çoğunu hiçbir maçta göremezsin. “Ama onlar maç günü çalışıyorlar… bla bla bla…” Ben kızım doğmadan saatler önce Metalist Kharkiv maçındaydım. O işleri geçiniz, lütfen. İngiltere’de sokak temizlik işçisinin aylık geliri yaklaşık 5.000 pound. Biz de ise kadroluların 2.300 lira dolaylarında. Aynı maçlar için bunlarınkileri oranlarsak; Liverpool’lu gelirinin %7’sini Beşiktaşlı %8’ini gişeye verecek. Bunun üzerindeki gelir düzeylerinin karşılaştırmasını yazmıyorum. Zengin zaten zengin. Onun bu hesapla işi yok. Unutmadan bu arada bu Liverpool’luların çoğu düzenli olarak sinemaya, tiyatroya gidiyor bol bol gazete ve kitap okuyor. Demek ki bizde öncelikler farklı, anlayış farklı. Tabi bu arada Beşiktaş maçlarını seyrettiğiniz stadın Türkiye’nin en modern, merkezi ve güzel stadı olduğunu da unutmayalım. Yani yatırım var, para harcanmış. Hem de başkaları gibi devlete ihale edilmemiş. Kendi yağıyla kavrulmaya çalışmış kulüp.

Şimdi biz her sene en az bir Talisca istiyoruz. Çok basit bir hesapla fazla da matematik işlemiyle kafa karıştırmadan, kendi maaşı ve menejeri ile ıvır zıvırı hariç 20 milyon euro bonservisli bir futbolcu için Vodafone Arena’da bütün bilet gelirinin doğrudan kulübün kasasına girdiğini farzedersek ki biliyoruz böyle bir şey yok, kulübün yalnızca içeride oynadığı 6 maçın tüm gelirini bu futbolcuya harcaması gerekir. Böyle bir işletme mantığı dünyanın hiçbir yerinde olmaz, olamaz. Bunun çok azı bile olduğunda işte yine Demirören dönemine geri döner bu sefer 4 değil 14 senede kendimize gelemeyiz. Matematik yalan söylemez renkdaşım, hiçbir zaman söylemez.

 “Ama kardeşim sen İstanbul’da 2 çocuk okutup kirada oturmak ne demek biliyor musun?!” Ben biliyorum da sen bilmiyorsun kardeşim. Bilet pahalı diye yönetime bağırırken, bu yönetim mi seni 20 yaşında zorla evlendirip 30 yaşına geldiğinde ilkokula giden iki çocuğun masrafları yetmezmiş gibi İstanbul’da kafanı sokacak kümesten hallice bir eve dünyanın parasını verdirtti? Liverpool’daki taraftar maça senden uzak mesafe gitse de daha az toplu ulaşım ödeyip üstelik balık istifi muamelesi de görmüyor. Ha bir de orada metrobüste şoförün kafasına şemsiyeyle vuracak manyaklar ve ondan daha manyak olup kavga etmek için direksiyonu bırakacak şoförler de olmadığından maça giderken ölüm riskin daha az. Kaldı ki böyle bir kaza olup yaralansan orada devlet hastanesi sana ücretsiz tedavi veriyor. Sonra ödeyecekleri tazminatı saymıyorum bile. Senin maça giderken başına gelirse akıllı ol, vaziyet al ve yaralanmamaya çalış renkdaşım. Çünkü maçlar genelde haftasonu ve bu güzel ve yalnız ülkemizde biliyorsun haftasonu tedavi yapılmıyor. Sen güzide ülkemizde necip Türk milletinin asgari ücret kaderini paylaşıp verilen yıllık 20-30 lira artışa şükrederken, İngiltere’de saatlik 7 pound 6,5 pound’a bir düşürülsün bakalım gör nasıl tüm ülke iş bırakıyor. Pardon yahu ben atlamışım sen 50 senedir, Beşiktaş’a yapmadığın taraftarlık kadar siyasi taraftarlık yapıp bu yapıya gelmemizi sağlayan iktidarları desteklemiştin. Veya destekleyenlere doğruları, gerçekleri yeteri kadar gösterip ikna edememiştin. Bu yönetimin bunlarda bir kabahati yok arkadaşım, yönetim senin taleplerini karşılayacak malları getirmek için mevcut sistemin gerektirdiğini yapıyor. Ayrıca hayatımızı darlayan sorunları kulübün bilet fiyatı politikası üzerinden çözemeyiz. Keşke her şey o kadar kolay olsaydı. Bilet fiyatları yüksek değil renkdaşım sorun başka yerlerde.

Biz bu ülkede her şeyin müşterisi olalı çok yıllar geçti. Yeniden sporsever, futbolsever, taraftar olabilecek miyiz? Sana kalmış…

Selim Ünel

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok

Habere Yorum Bırak